|
| |
| Kürt sorununda tam anlamıyla dağılma yaşayan egemen sınıfın yapabildiği tek şey ezberinde olan şovenist kampanyaya dayalı baskı ve imha politikalarını uygulamak oluyor. Topluma zerk ettikleri kudurgan şovenist zehirin tesirleri, faşist kışkırtmalar ve provokasyonlar neticesinde kendisini etnik çatışma pratikleri olarak ortaya döküyor. |
|
|
| |
| Sürekli devrim perspektifine sahip Marksist gelenek, geniş çaplı demokratik kazanımların burjuva düzenin sınırları içinde gerçekleşemeyeceğini söyler. Biz de bu perspektifle Kürt sorununun burjuva düzen dahilinde çözülemeyeceğini, yani ya sürekli devrim ya sürekli katliam perspektifinin geçerli olduğunu birçok kez belirttik. Bırakalım Kürt sorununu çok daha mikro ölçekli Kıbrıs sorunu da neredeyse bir asırdır çözülemedi. |
|
|
|
| İngiltere'nin en eski sömürgesi İrlanda'da 24 Nisan 1916'da başlayan ve kısa sürede İngiliz devletinin vahşi saldırısı karşısında yenilen Paskalya Ayaklanması'nın değerlendirilmesi ezilen uluslarda proleter devrimcilerin görevleri, ulusal kurtuluş mücadelesi ve sosyalist mücadele konularında önemli dersler içerdiğinden önem taşıyor. |
|
|
|
| Bugün Kürt sorunu konusundaki gerçekler TC'nin kuruluşundan bu yana hiç olmadığı kadar daha fazla konuşuluyor, özellikle son 30 yıldır yaşananların boyutları gün ışığına çıkmaya devam ediyor. Toplu mezarlar, faili meçhuller ve Kürt halkına yönelik uygulanan baskının birtakım ayrıntıları artık daha fazla biliniyor, daha fazla tartışılıyor ve sıradanlaşıyor. |
|
|
|
| Üzerinde yaşadığımız bu topraklarda çok kardeş kanı döküldü, nice masuma kıyıldı. Balkan Savaşları'nda tüm Balkan halkları birbirlerini boğazladı. Arnavut, Rum, Müslüman, Bulgar, Sırplar… Savaşı kışkırtanlar Balkanlar'da hegemonya mücadelesi veren emperyalistlerdi. Yani büyük güçler her zamanki gibi devredeydiler! Yüzyıllarca birlikte yaşamış halklar birbirlerini kırıyorlardı. |
|
|
|
| PKK, 1 Ekim 2006 tarihinden başlayarak ateşkes ilan ettiğini dünyaya duyurdu. Bu kararın uluslararası bir antlaşmanın ürünü olarak alındığı görünüyor. Tayyip Erdoğan'ın ABD'de yaptığı ''PKK sözünde sadık olursa, bizim askerimiz de durup dururken operasyon yapmayacaktır'' sözü, ateşkes çağrısının Türkiye egemen sınıfı nezdinde de karşılığı olduğunu göstermiştir. |
|
|
|
| Kuzey Kürdistan'daki durumun Filistinlileştiği tespitini Genelkurmay, Ağustos 2005'te o dönemki serhıldanların ardından yapmıştı. Bu tespit, olayların başka kanallara girdiğini, direnişin yöntem değiştirmekte olduğunu ifade ediyordu. Aynı zamanda, bu tespitin arkasında endişe-panik arası bir korkunun yattığı belirgindi. Zira, Filistin'de top-yekün bir halk direnişi yaşanıyor, direniş tanklara karşı taş atan küçük generallerle sembolleşip tüm dünyanın sempatisini kazanıyordu. |
|
|
|
| Ulusal sorunun en yakıcı şekilde yaşandığı yerlerden birisi Çeçenistan. Bu yüzden, ezilenlerin kürsüsü, işçi sınıfının en ileri çıkarlarının temsilcisi olma niyetindeki devrimci Marksistlerin bu konuda doğru bir tutum alması büyük önem arz ediyor. |
|
|
|
| “Kürtler Osmanlı'dan başlayarak Türk devletine karşı tam 23 kez ayaklandılar. Bunların en sonuncusu PKK önderliğinde 1984'ten itibaren başladı... 5 yıllık bir barış sürecinin 2004'te son bulmasından sonra çatışma ortamına geri dönüldü. Çok hassas dengeler üzerinde kurulu olan Türk-Kürt birlikteliği Bilecik, İstanbul, Bursa gibi illerdeki şiddetli çatışmalar ve linç girişimlerinden sonra çözülme sürecine girmiş gözüküyor.” |
|
|