Ergenekon: Kontrol Dışı Unsurların Tasfiyesi
Ergenekon meselesi, tüm tantanasıyla gündemi kaplamaya devam ediyor. Emekçi sınıflar da bir kez daha kendilerinin olmayan bir kavgada taraf olmaya zorlanıyorlar. Kafa karışıklığının üstesinden gelmek için ilk olarak Ergenekon operasyonun ne olduğunu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor. Ergenekon, kontrol dışına çıkan bir kesim derin devlet unsurunun egemen sınıfların mutabakatı temelinde ortadan kaldırılmasıdır. Soruşturma kapsamında emekli orgeneraller orduevlerinden apar topar gözaltına alındı. Türkiye'yi biraz tanıyanlar orduya rağmen böyle bir şeyin mümkün olamayacağını bilir. Hatırlayınız, Şemdinli'de Genelkurmayı suçlayan savcının başına gelmeyen kalmamıştı, sonunda da meslekten ihraç edilmişti. Şimdiyse Veli Küçük hapse kondu, oysa Susurluk dosyasında tüm toplumsal baskıya rağmen Küçük'ü mahkemeye çıkarmak dahi mümkün olmamıştı. Bütün bunlar egemen sınıflar katında belirli bir uzlaşmanın varlığını ortaya koyuyor. Yani, Ergenekon ne AKP'nin bir operasyonudur ne de ordu buna karşıdır. Tayyip Erdoğan ile Yaşar Büyükanıt'ın geçen yıl Dolmabahçe'de yaptığı ve hakkında kamuoyuna hiçbir bilginin verilmediği özel görüşmenin (daha sonra Dolmabahçe mutabakatı olarak anıldı) ardından Ümraniye'de bir gecekonduda bulunan bombalarla başlamıştı süreç. Ve bu süreç boyunca ABD çıkarlarıyla ters düşen, ordu hiyerarşisini bozmaya yeltenen, büyük sermaye ile zaten arası açık olan yani kontrol dışına çıkmış derin devlet unsurları temizlenmektedir.
Hiçbir Tutarlı Solcu Ergenekonculara Üzülemez
Hiçbir tutarlı solcu Ergenekonculara üzülemez, zira sanıkların sicilleri ortadadır. Son bir yılda olanları hatırlamak bile yeterli: Hrant Dink'in katledilmesi, Malatya'daki misyoner katliamı, rahip cinayeti, Danıştay Baskını. Aşırı ırkçı bu kesimin en önemli çabası, resmi şoven çizginin ( Kürtler üzerinde linç kampanyaları örgütlemek) ötesinde Kürtlere karşı topyekün bir saldırıyı hayata geçirmekti. Amerikan tezgahında yetişen bu 12 Eylül çocukları ırkçı ve ayrımcı zehirlerini ulusalcılık, vatanseverlik vb adı altında tüm topluma enjekte etmeye çalıştılar. Veli Küçük'ler Sedat Peker'ler ulusalcı şamataya prim vermekte olan emekçiler için bir uyaran olmalıdır. Buradan bir çift söz de Ergenekoncuların Kızıl Elmacı ortakları ve yurtseverlik vb adla bunları açık ya da örtülü biçimde destekleyenler için edilmelidir. Bunlar bırakınız devrimciliği samimi solcu dahi olamazlar. Samimi unsurlar devrimci katillerine vurulan darbelerden sonra üzüntülere ve kızgınlıklara gark olmazlar.
Burjuva Liberalleri Ergenekon Operasyonunu Demokrasi Diye Yutturmaya Çalışıyor
Ergenekon operasyonu egemen sınıfların işine geldiği için yapılmıştır. MİT'in Taraf Gazetesi'ne servis yapması boşuna değildir. Şimdi buradan kalkıp temiz toplum edebiyatı yapanlar halkı kandırmaya çalışmaktadır. Bunu yapanların başında Irak'ın işgalini savunan Taraf Gazetesi yazarı Murat Belge geliyor. Irak'ın işgalini savunan bir anlayış temiz toplumu nasıl savunuyor? Ya da bu şahsın tasavvur ettiği bir temiz toplum gerçekte ne kadar temiz olabilir? ABD'nin, TÜSİAD'in, MGK'nın başlattığı bir operasyonla derin devlet geriletilecekmiş! İnsanın gülesi gelir. Susurluk sürecini hatırlamakta fayda var. O süreçte yetersiz kalsa da bir kitle muhalefeti ve mücadelesi söz konusuydu, şimdiyse egemen sınıflarca dizayn edilen kendisi de "derin" olan bir süreç var.
Emekçiler Özgürlüğü ve Geleceği için Savaşmadıkça Derin Devlet Tasfiye Edilemez
Emekçiler özgürlüğü ve geleceği için savaştıkça egemen sınıflarla uzlaşmaz noktalara gidilecektir. Derin devlet, burjuva devletin ta kendisidir. Geniş kitleler geleceklerini ellerine almak için mücadeleye giriştiklerinde karşılarında bir bütün olarak egemen sınıfları ve tabi ki onların derin devletini bulacaktır. İşte bu noktada derin devletin tasfiyesinin devrim sorunu olduğu karşımıza çıkar. Gerçekten de derin devlet burjuva mekanizmaların en derinlerine kadar öyle bir nüfuz etmiştir ki derin devlet tasfiye edildiğinde geriye bir şey kalmayacaktır. Bu nedenle derin devletin tasfiyesi ancak devrimle mümkündür. Devrimin yolu da ulusalcı ve liberal solculuğa karşı devrimci enternasyonalizmin bayrağını yükseltmekten geçiyor.