• SEKA'DAN TEKEL DİRENİŞİNE EKSİKLER; ZAFER MÜMKÜN MÜ?

1980'lerden beri süregelen sermayenin saldırılarına karşı mücadelede, işçilerin sendika bürokratlarını ezip geçememelerini sağlayan en önemli faktörlerden birisi ideolojikti. Temel misyonu işçi mücadelelerini düzen sınırlarında tutmak olan sendika bürokrasisinin, bununla ilişkili olarak en önemli görevi burjuva ideolojisinin işçilere nüfuz etmesini sağlamaktır. Bu başarıldığı sürece sendika bürokrasisi ve kapitalistler rahat olurlar. İşte, içinden geçmekte olduğumuz bu dönemde bu durum fazlasıyla geçerlidir. İşçiler, mücadelelerinin temel eksenini 'vatan savunması, bu memleket bizim' gibi milliyetçisi- sosyal şoven bir hatta oturtarak, sınıf ekseninden uzaklaştıkça uzaklaşmıştır. Vatansever, yurtsever demagoji sınıf mücadelesinde kapitalistlerin sahip olduğu en etkili silahtır. Yenilginin ideolojik boyutları göz önüne alındığında, bunun aynı zamanda Türkiye radikal solunun yenilgisi olduğu açığa çıkar. Devamı...

  • GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI MÜCADELELERİNDEN İKİ ÖRNEK: 15-16 HAZİRAN 1970 VE 17-18 HAZİRAN 1995

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)'in kapatılmasına karşı işçilerin kendiliğinden başlattığı eylemler, iki gün boyunca şiddetli çatışmalara dönüşerek sürecek, sonuçta Türkiye'de sınıf savaşımının en cüretkar mücadelesi olarak tarihe geçecekti. Sınıf mücadelelerinin keskinleştiği dönemler kurumların, kişilerin, kavramların, partilerin, ideolojilerin tekrardan tahlil edilmeleri için laboratuar görevi görür. Hayatın normal seyrinde atılan nutukların gereklerinin ne kadarı yerine getirilebilecektir? İdeolojiler ve buna uygun pratik çalışmalar da böyle dönemlerde sınanır. Bu nedenle mücadelenin keskinleştiği bu dönemlerden gerekli sonuçlar çıkarılmalıdır. Bu bağlamda 15-16 Haziran şanlı eylemleri çıkarılması gereken dersler açısından oldukça zengindir. Devamı...

  • 1 MAYIS: İŞÇİ SINIFININ YÜZYILLIK MÜCADELE TARİHİ

1886'dan bu yana 1 Mayıs, işçiler tarafından, uluslararası düzeyde enternasyonalizm ve dayanışma bayramı olarak kutlanıyor. 1 Mayıs, geçen yüzyıl birçok baskıcı rejimlere, askeri diktatörlüklere karşı işçi sınıfı mücadelesinin sembolü oldu.

8 saatlik işgünü mücadelesi ile başlayan 1 Mayıs işçi sınıfının mücadeleci geleneğinin bir parçasıdır ve öyle olmaya da devam edecektir. Bu yıl da, gelecek yıllarda da dünyanın dört bir köşesinde her renkten, her ulustan, sayısız dilden, dinden milyonlarca işçi 1 Mayıs'ı kutlamaya devam edecek. İşte bu, dünyayı değiştirecek olan asıl güçtür. Devamı...

  • İşten Atılan EGO İşçisiyle Röportaj: "HAKKIMIZI ALANA KADAR DİRENECEĞİZ"

Şu günlerde SEKA ve çeşitli kamu kuruluşlarında yaşanan özelleştirmelerle birlikte, kurumların, asıl sahipleri olan işçilerden koparılma çabalarını, buna karşılık da çalışanların ve ailelerin işyerlerini dramatik şekilde sahiplenişlerini izliyoruz. Bu haklı mücadeleye son olarak EGO işçileri de dahil oldu. Ücretlerin yeniden belirlenmesi, sosyal haklarının geliştirilmesi ve sendikalaşma adına yaptıkları mücadele toplu işten çıkarılmalarıyla sonuçlandı. Ortak gayretleriyle karşılaştıkları her güçlüğe, dayatmaya rağmen yürüttükleri mücadele hakkında genel bir fikir edinebilmek için işten atılan EGO işçilerinden Mahmut Cömert ile görüştük. Devamı...

  • SEKA DİRENİŞİ

SEKA direnişi işçi sınıfının toplumsal gücünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Köylüler, küçük-burjuvazi, işsizler, büyük çoğunluğu diplomalı işsizler olacak üniversite öğrencileri neoliberal saldırılardan en az işçi sınıfı kadar etkilenmekteler. Ne var ki, sınıf mücadelesinin doğası, neoliberalizme karşı mücadelenin öznesi olma yetisini bu toplumsal gruplara vermez. Burjuvazinin saldırılarını büyük bir kararlılıkla uygulayan AKP iktidarını durdurabilecek tek gücün örgütlü işçi sınıfı olduğu SEKA direnişiyle bir kez daha ispatlanmıştır. Topu topu 700 işçinin gerçekleştirdiği SEKA direnişinin Türkiye çapında bu kadar etkili olabilmesinin nedenleri, kapitalist toplumda işçi sınıfının sahip olduğu kilit pozisyonda ve sınıf savaşımında etkisini bu pozisyondan alan çok güçlü mücadele araçlarında aranmalıdır. Devamı...