BİZE YAZIN: marksistbakis@yahoo.com
DEVRİMCİ PERSPEKTİF

Rosa Lüksemburg ve 1918-9 Alman Devrimi-II
1918 yılının sonbaharına gelindiğinde Almanya’nın savaşı kaybettiği açık hale gelmişti. Savaşın yarattığı açlık, sefalet ve ölümler karşısında toplumdaki hoşnutsuzluğun önünü...

Rosa Lüksemburg ve 1918-9 Alman Devrimi-I
1917 Ekim Devrimi, insanlık tarihinde bir dönüm noktasının kapısını açmış; ortaya çıkardığı devrimci enerji Rusya sınırlarını aşarak dünyayı kasıp kavurmuştu.

İngiliz Sömürge Savcılığından İşgal Liderliğine: Rauf Denktaş
Rauf Denktaş'ın ölümünün ardından bütün burjuva unsurlar ağız birliği ederek yas havasına girdiler. “Türk milletinin” kahramanı olarak takdim edilen Rauf Denktaş'ın gerçek yüzünü görmek, Kıbrıs sorununun temel taşlarını göz önüne çıkarır.

İlker Başbuğ’un Tutuklanması Hegemonyanın Yeniden Tesisi Meselesidir
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ 5 Ocak’ta ifade için geldiği özel yetkili mahkeme tarafından tutuklandı. Böylece Türkiye tarihinde bir ilk gerçekleşmişti.

2012 Kapitalistler İçin Zor Bir Yıl Olacak – II
2011 yılında Türkiye’deki en önemli dönemeçlerin başında 12 Haziran seçimleri geliyordu. AKP’nin 12 Eylül 2010’da elde ettiği referandum zaferi 2011 genel seçimlerinde elde ettiği bir başka zaferle perçinlenmiş oldu.

2012 Kapitalistler İçin Zor Bir Yıl Olacak – I
ABD finans devi Lehman Brothers’ın iflasının üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen kapitalist sistem krizden çıkabilmiş değil. 2008’de batan tekellerin astronomik borçlarını burjuva devletler üstlendiler. Çoğu emekçi sınıflardan elde edilen devlet kaynakları kapitalistleri kurtarmak için bol keseden harcanınca bu sefer de ülke ekonomileri dev açıklarla iflasın eşiğine geldi.

21 Aralık "Grevi"nin Değerlendirmesi
KESK genel merkezi, 4 Aralık günü kamuoyuna ve üyelerine 21 Aralık'ta greve gideceğini duyurmuştu. Taban inisiyatifine dayanmadan, "biz yaptık oldu" mantığıyla alınan grev kararı tepeden inme şekilde KESK üyelerine bildirildi.

Stalinist Hanedanlıkta Taht Değişimi
Kuzey Kore rejiminin lideri Kim Jong-il’in ölümü bir kez daha gözlerin bu “garip” ülkeye çevrilmesine neden oldu. Kuzey Kore’nin garipliği, ülkenin 1991’de tamamlanan, Stalinist rejimlerin çöküş sürecinin dışında kalmasından ve hâkim rejimin istikrarını aradan geçen 20 yıldan fazla sürede korumasından kaynaklanmaktadır.

Cemaat ile Tayyip Birbirinden Vazgeçebilir mi?
Erdoğan’ın hastalığı ile kısa bir süreliğine geri çekilmesi AKP içerisindeki çatlakları gün yüzüne çıkardı. Çatlağı tetikleyen konu “şike yasası”.

Tek Yol Sürekli Devrim
"Tek Yol Devrim", Türkiye'de devrimci mücadelenin en parlak dönemlerini ifade eden, 1968 ve 78 süreçlerinin simgeleşen sloganlarından birisiydi. Özellikle 70’lerin ikinci yarısında sistemin derinleşen krizine karşılık olarak devrimci mücadelenin yüz binlerce kişiyi saflarına katmış olması, "devrim yakındır" fikrinin yayılmasını kolaylaştırıyordu.

Libya ve Suriye: Arap Devrimlerinden İki Kopuş
2011 yılı, birçok tarihi anlara tanıklık etti ve rahatlıkla söyleyebiliriz ki unutulmayacak bir tarih kesitinin unutulmayacak bir yılı olarak hatırlanacaktır. 2011’in unutulmayacak olayları içerisinde de Arap ülkelerindeki isyanlar, tarihselliği, uluslararası karakteri, radikalliği ve tüm dünyayı etkilemesi bakımından baş köşeye konulmalıdır.

AKP ve Devrimci Söylem
Türkiye ve dünyada tarihin hızlandığı bir evreden geçiyoruz. Kapitalizmin dipsiz bir kuyuya dönüşen krizi, emperyalist işgal ve savaş rüzgarları ile yükselen sınıf mücadelesi ve isyanlar...

Küresel Ekonomik Krizin Marksist Tahlili-II
Küresel krizin dip yaptığı 2008 sonuna doğru Tayyip Erdoğan üzerine çok tartışılan ‘kriz Türkiye’yi teğet geçecek’ açıklamasını yapmıştı. Küresel daralma yaratan 2007 krizi tabii ki dünya ekonomisiyle bütünleşmiş Türkiye’yi teğet geçmedi, ancak Türkiye’de dünyada olduğu gibi finansal piyasaları değil doğrudan reel sektörü vurdu.

Küresel Ekonomik Krizin Marksist Tahlili-I
2007 yılında ABD merkezli olarak finans piyasalarından başlayarak patlak veren ve 2008 Eylülü’nde Lehman Brothers’ın iflasının tetiklediği süreçte dip noktasına varan kapitalizmin küresel krizi reel sektörleri de etkileyerek yoluna devam etti. Dünya piyasalarında 2010 yılında göreli bir toparlanma yaşansa da gerek krizin etkisinin Avrupa kıyılarını bir yangın gibi sarması ve Yunanistan borç krizi yüzünden iflasın eşiğine gelmişken çoklarının da sırada olması gerekse krizi yaratan ve tetikleyen koşullarda bir değişme olmaması nedeniyle 2011’in ikinci yarısından itibaren ibreler inişi ve ikinci bir dibi gösteriyor.

Depremden AKP Adına Manzaralar
“İstanbul konut inşaat sektörünü en iyi bilen isimlerden biri olarak söylüyorum ki; mevcut yapı stokunun yüzde 70'i deprem açısından güvenli değil…1970'li yıllarda İstanbul'un Anadolu yakasında yapılan yapıların büyük bir kısmına inşaat malzemesini ben sattım. Kumları Marmara Denizi'nden demirleri hurdadan çektik... Deprem olursa İstanbul'a ordu bile giremez, ölen şanslıdır” (Ali Ağaoğlu)

Van ve Bölge Halkının Başı Sağolsun
Çürüyen Kapitalizmin Deprem Karşısında Acizliği
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğu artık herkesin ezberlediği bir gerçek. Özellikle 1999’da yaşanan, on binlerce kişinin can verdiği 17 Ağustos ve Düzce depremlerinin ardından belirli bir duyarlılık yaşansa da kapitalist düzen ve egemen sınıflar aradan geçen 12 yılın ardından hemen hemen hiçbir şey yapmadılar, depremi beklediler.

Kürtlere Karşı Savaş Sonlandırılmalıdır...
Çatışmaları Körükleyen AKP Meselenin Altında Eziliyor
19 Ekim’de Hakkari Çukurca’daki saldırıda 24 askerin ölmesiyle başlayan, egemenlerin kışkırttığı milliyetçi/ırkçı hezeyanlar ve histeri çirkin yüzünü olanca gücüyle tekrar gösterdi. AKP’nin “intikamını misliyle alacağız” çığırtkanlığıyla Kürt düşmanlığı üzerinden kampanyalar yürütüldü, yürütülüyor.

AKP ve Emperyalist Dış Siyaseti
T.Erdoğan'ın Mavi Marmara olayı ile zirveye çıkan İsrail ile gerginlik politikası kafaları bir hayli karıştırmıştı. Soldaki genel kanı İsrail gerginliğinin içi boş olduğu yönünde olsa da bunun içinin doldurulması gerektiğinden hareketle işi... emperyalist savaş çığırtkanlığına kadar götüren "sosyalistler" de oldu maalesef.

Nepal'de Maoizmin Yüz Kızartıcı İflası-Şimdi Muhasebe Zamanı
Nepal’de geniş halk yığınlarının kaderi, krallığın sonunu hazırlayan 2006 Nisanı’ndaki kitle ayaklanmasından bugüne uzlaşmacı, ihanetçi çizgisini ilerleten Nepal Komünist Partisi-Maoist (NKP-M) tarafından artık laf cambazlıklarıyla gizlenemeyecek şekilde Nepal burjuvazisi, eski hakim sınıf artıkları ve emperyalist güçlerin eline tamamen bırakılmış durumda.

Kürt Sorununda Askerin Kılıcını AKP Devralıyor
Bir zamanlar Kürt sorununda demokratik açılımın biricik mimarı olarak parlatılan AKP iktidarı, ulusalcı-Kemalist güç odaklarını dağıttıktan sonra onların savaş baltalarını ve savaş naralarını devraldı. TSK'nın süngüsünü son YAŞ sürecinden tamamiyle düşüren ve Genelkurmay Başkanlığı dahil olmak üzere komuta kademesini istediği şekilde dizayn eden AKP bunun sağladığı özgüveni Kürt halkına yönelik saldırılara dönüştürüyor.

ÇKP 90 Yaşında
Çin’de Çin Komünist Partisi (ÇKP)’nin 90. kuruluş yıldönümü görkemli resmi kutlamalara sahne oldu. Çin emperyalizminin yükselen gücünden kaynaklanan özgüven ve ilerisi için daha büyük hamleler yapmak doğrultusundaki iştah ve hırs, kutlamalarda ağır basan duygulardı. Bu duyguların eşleniği vatansever milliyetçi hava da resmi törenlerin ana unsuruydu.

Ergun Aydınoğlu'nun Türkiye Solu Analizindeki Eksiklikler: Türkiye'nin Gerçeği, Sıçramalar ve Kırılmalar
Sınıf mücadelesinin gelişim seyri farklı mekanlarda eşitsiz ama bileşik bir seyir izler. Türkiye’de sınıf mücadelesi iç dinamiklerin daha baskın olduğu bir dönem geçiriyor. O yüzden Ortadoğu devrimlerinin Türkiye üzerindeki etkisi çok dolaylı biçimlerle en fazla bir uzak esinlenme şeklinde oldu.

Mihri Belli'yi Nasıl Bilirdik?
Türkiye sosyalist hareketinin yaşayan en eski simalarından birisi olan, sembol isim Mihri Belli 96 yaşında hayata veda etti. Türkiye solunun bütün dönemeçlerinde izini bırakmış, özellikle de Türkiye solunun geleceğinin belirlendiği 68 sürecinde belirleyici tesirlerde bulunmuş bir insanın ölümü vesilesiyle bir takım değerlendirmelerde bulunmak, tarihi ve oradan doğru bugünü de anlamanın bir aracı olarak elbette önemlidir.

Generallerin İstifası Yeni Dengenin Gücünü Gösteriyor!

“Türk ulusalcıları kaybetti, Kürt ulusalcıları da kaybedecek.” Fethullah Gülen’in sözcüsü sayılan Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce bu sözlerle PKK’nin de bileğini bükmeye niyetli olduklarını ifade etmek istemiş.

Kadın Cinayetleri ve Kapitalizm
Sömürünün en ağır koşullarına mahkum edilmiş milyonlarca ‘baldırı çıplağın’ yaşadığı bu coğrafyada, dünyanın her yerinde geçerli olan bir gerçeklik fazlasıyla can yakıcı bir hal alıyor; kadının ızdırabı.

Kürt Sorununda Devlet Siyaseti
AKP’nin içine girdiği yönelim, Kürt sorununda Türkiye’de hala bütünlüklü bir devlet siyasetinin oturtulamamış olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin Suriye’yi İşgal Olasılığı
Suriye'de rejim karşıtı protestolar hız kesmeden devam ederken Esad rejimi gittikçe köşeye sıkışıyor. Baas rejiminin gösteriler karşısında uyguladığı devlet terörü şimdiye kadar bir sonuç vermiş değil.

Aleviler Hassas Noktada!
Ezilen toplumsal kesimler, toplumsal konumları gereği hemen her durumda eşitlik, özgürlük ve insan hakları vurguları olan sol akımlara yatkın olmuşlardır. Yüzlerce yıl boyunca sapkın inanç sahipleri olarak görülerek horlanan, ezilen ve katliamlara maruz kalan Aleviler için de bu durum fazlasıyla geçerli.

Kürt Halkı Tercihini Mücadeleden Yana Koydu!
%10’luk seçim barajını 22 milletvekiliyle 2007 seçimlerinde delerek yıllar sonra tekrar meclise giren Kürt ulusal hareketi 2011 seçimlerinde mutlak bir zaferle 36 milletvekili çıkardı. Seçim tahminlerinde otuzun üzerinde vekil kazanması beklenmeyen BDP, sadece bölgede vekil sayısını artırmadı Adana ile Mersin’de birer aday seçtirmeyi ve İstanbul’da ise 1 milletvekili artırmayı da başardı.

İbre Sokağa Dönüyor
AKP, bir seçimden daha zaferle ayrılarak 3. kez tek başına iktidar olma şansını yakaladı. Bu, Türkiye tarihinde ilk kez gerçekleşiyor. En önemli direnç odaklarını kırmayı başarmış olan AKP iktidarı son yıllarda zaten olabildiğince pervasızlaşmıştı. İktidar nimetlerinden yararlanmak isteyen her türden üçkağıtçı şimdi yalakalık dozajını iyice arttıracak ve AKP de daha çok pervasızlaşacak. Beklenti bu yönde. Peki AKP’ye karşı biriken enerji kendisini nasıl bir muhalefet şekline büründürecek.

Türkiye'nin Gerçeği, Sıçramalar ve Kırılmalar
Tarihin hızlandığı bir dönemden geçiyoruz. Ortadoğu’da başlayan isyan dalgası burnumuzun dibine kadar geldi. Suriye yangın yeri. Tunus’ta başlayan isyanlar Mısır, Yemen, Libya, Bahreyn ve son olarak Suriye’yi direk olarak tsunami dalgaları gibi şiddetle vururken, Cezayir ve Fas’ın isyan kervanına katılması Ortadoğu devrimleri için kritik bir dönüm noktası olacaktır.

Seçimlerden Ne Çıkar? - II
Seçim vaatleri bu ülkede her zaman çılgın olmuştur. Ancak bu kez işler bütünüyle farklı. Cem Uzanvari, Tansu Çillervari klasik seçim vaatleri varlığını sürdürüyorsa da asıl gündemi 2023’e uzanan saçmalıklar oluşturuyor.

Kasetlerle Dizayn
Son kaset furyasının MHP'yi baraj altına itme operasyonunun bir parçası olduğunu bilmeyen yok. AKP'nin seçimler sonrası için kafasına koyduğu, köklü değişiklikler içeren yeni anayasanın mümkün olabilmesi için en azından 330 milletvekiline ihtiyacı var.

Seçimlerden Ne Çıkar? - I
12 Haziran öncesi Türkiye'nin gündemi seçimlerde düğümlendi. Düzen partileri seçim meydanlarına indi, kendilerince halkın nabzını yokluyorlar. Bol keseden vaatlerle, belaltı belüstü her türden polemikle doldurdukları seçim konuşmalarıyla hepsi “tek başına iktidar”a koşuyor.

ABD, Oyuncağını Öldürdü
11 Eylül 2001'de New York Ticaret Merkezi'ne gerçekleştirilen akıl almaz saldırılarda İkiz Kuleler çökmüş ve 3 binden daha fazla insan can vermişti. Bu saldırı, ABD'ye bir emperyalist savaş dalgası yaratması için gerekli ortamı sağlamıştı. Bu çerçevede 11 Eylül saldırılarının ardından dünyanın yeni bir sürece girişini hep beraber yaşadık.

Suriye'de Kan Banyosu
Suriye'de 5 haftadan daha uzun bir süredir devam eden protestolarda geçtiğimiz Cuma en kanlı gün yaşandı. Cuma günü katledilen 100'ün üzerinde insana ek olarak ertesi gün cenaze törenine de saldıran kolluk kuvvetleri 15 kişiyi daha öldürdüler.

Bir Siyasal İslam Prototipi: Müslüman Kardeşler
Mısır'da 30 yıldır devlet başkanı olan Mübarek'i yerinden eden ayaklanma sırasında ve sonrasında, egemen sınıfların gerek direnişin prestijini düşürmek gerekse gelecek süreçte yaşanacaklar konusunda kaygı uyandırmak adına Müslüman Kardeşler üzerine yürüttükleri çeşitli spekülasyonlara tanıklık ettik.

Yatacak Yeri Olmayan Anti-Emperyalist Lider
1900'lü yılların başında Afrika, Batılı emperyalist güçler (İngiltere ve Fransa) tarafından paylaşılmıştı. Bu sömürge yarışında geç kalan İtalya ise Libya'yı, neredeyse yüzde 95'i çölden ibaret bu toprakları, gerek Akdeniz'deki konumu gerekse Afrika'ya açılan bir kapı olması dolayısıyla 1911'de işgal etti.

Model Olarak Türkiye
Ortadoğu'da emekçi halkın uyanışı karşısında sermaye medyası “model ülke Türkiye” türküsü tutturdu, gidiyor. Bu türküyü salt şaklabanlık olarak görmemek gerekir. Bu, meseleyi hafife almak olur.

Libya Emperyalist İşgalin Eşiğinde
Ortadoğu'daki devrimci dalga Libya kıyılarına ulaştığından beri bir ay geçti. Sivil toplumun çok az geliştiği, toplumsal muhalefetin en ilkel biçimlerinin dahi gelişmesi için elverişli bir iklimin bulunmadığı, toplumsal dokunun esas olarak aşiretlerden oluştuğu Libya'da toplumsal patlama Kaddafi'yi uçurumun kenarına getirmişti.

AKP, Ergenekon ve İçerik
Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın da Ergenekon kapsamında tutuklanması AKP'nin Türkiye'yi nereye götürdüğü sorgulamalarını yoğunlaştırdı. Sözkonusu bu son tutuklamalar karşısında Ergenekon operasyonları konusunda hükümete her zaman açık destek vermiş olan liberal, sol liberal çevreler kendi çaplarında AKP'ye sert eleştiriler getirdiler.

Ortadoğu, ABD ve "Devrimci Paranoya"
Ortadoğu'da yaşanan sürece dair tartışmalar devam etmekte. Tartışmalar, yaşananların devrim olup olmadığı ve ABD'nin süreçteki etkisi üzerine yoğunlaşmış durumda. Temelde sola hakim olan dört eğilimi saptamak mümkün.

İsyan Ateşinin Tek Çıkış Yolu Sürekli Devrimdir - II
Tunus'un ardından Mısır'da da diktatörün devrilmesi burjuva camia içerisinde ikiyüzlü bir kutlama ve tebrik havasına neden oldu. AKP yanlıları Ortadoğu'da Türkiye'nin model ülke olduğu demokrasiye geçiş sevinci yaşadı.

İsyan Ateşinin Tek Çıkış Yolu Sürekli Devrimdir - I
2011 yılının sınıf mücadelesi anlamında epey hareketli geçeceği, hemen her kesimden politik gözlemcinin paylaştığı bir öngörüydü. Ama yeni yılın tüm dünyayı sallayan devrim kasırgasına sahne olacağını çok az kişi tahmin edebilirdi.

Ankara Kıbrıs'tan Çek Git!
Kuzey Kıbrıslı emekçiler, 28 Ocak'ta gerçekleştirdikleri genel grev ve 50 bin kişilik mitingle AKP'ye “One Minüt” dediler. “Toplumsal Varoluş Mitingi” adını koydukları mitingle, Kıbrıs halkı olarak toplumsal varoluşlarına sahip çıkmak isteyen, AKP eliyle Kıbrıs halkına dayatılan neoliberal yıkım paketlerine ve Ankara'dan atanan heyetlerin Kıbrıs halkının tepesine dikilmesine dur diyen emekçilerin mesajı netti.

AB Nereye, Birliği Nereye?
2010 yılı Avrupa'da kapitalizmin krizinin derinden hissedildiği, Avrupa Birliği'nin zor günler geçirdiği, “Euro sistemi”nin onbirinci yılında çöküş aşamasına geldiği, krizin yükünün kemer sıkma politikalarıyla emekçilere, yoksullara, göçmenlere, öğrencilere vs. bindirilmeye çalışıldığı ve belki de bu politikalara direnişle birlikte yükselecek bir isyan dalgasının başladığı bir yıl olarak tarihe not düşüldü.

Tunus'ta Sürekli Devrim İzleri
Tunus'ta emekçi sınıfların gerçekleştirdiği ayaklanma ve halihazırda Tunus dahil kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde sürmekte olan toplumsal patlamalar sürekli devrim programının az gelişmiş ülke emekçileri açısından tek geçerli ve çıkar yol olduğunu ortaya koymuştur.

Hizbullah Kürt Hamas'ı Olabilir Mi? - II
Devlet, 1999 yılında PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanması ve ardından PKK'nin ateşkes ilan etmesi üzerine Kürt ulusal hareketinin dağıldığı hesaplarıyla artık Hizbullah'a ihtiyaç kalmadığını düşünerek örgüte karşı tasfiyeye girişti. Hizbullah'a yönelik operasyonlar 1999 yılı sonunda başladı.

Hizbullah Kürt Hamas'ı Olabilir Mi? - I
31 Aralık 2010'da CMK'nın tutukluluk sürelerini sınırlayan değişikliklerinin yürürlüğe girmesi sonrasında, 4 Ocak günü Hizbullah lider kadrosunun tam tekmil tahliye edilmesiyle birlikte bu salıvermenin arkasındaki niyetlere dair büyük bir tartışma başladı.

Sosyalizm Mücadelesinde Öğrenci Hareketlerinin Yeri
İngiltere'den İtalya'ya, Yunanistan'dan Türkiye'ye öğrenci eylemleri, egemen sınıflar ve gazete köşelerine kurulmuş burjuva aydınları açısından son dönemin en can sıkıcı konusu oldu. Canları sıkılsın, iyidir. Kapitalist sömürü düzeninin ve yarattığı krizlerin cefasını çeken geniş toplumsal kesimler açısından mesele “Nasıl daha fazla canlarını sıkarız?” olmalıdır.

Chavez Yüz Kızartıcı İcraatlere Devam Ediyor!
Venezuela sınıf hareketini bürokratik, ulusalcı ve düzen yanlısı tedbirlerle yavaşlatmasını bilen Chavez iktidarı, belirgin bir kriz içerisindeyken önünü açmak için kapitalist emperyalist sistemle mide bulandırıcı anlaşmalara imza atmaktan çekinmiyor. Alıp yürüyen yolsuzluk dalgası, iktidarın kendi zenginini yaratması, bununla el ele giden bürokrat baronlar…

Roni Margulies'e Yumurta
Roni Margulies'e boya ve yumurta atılmasının beraberinde getirdiği tartışmalar oportunist ittifaklar politikasının kendisini iyice belli etmesine yol açtı. Devrimciler ise doğruları hesap kitap işlerine girmeden açıkça ortaya koyarlar. Şimdi de öyle yapalım.

Wikileaks Aynasından Emperyalist Siyaset
WikiLeaks belgelerinde ABD kaynaklı olanlardan sonra ikinci Türkiye. Açıklanan belgelerde açığa çıkanlar ise şaşırtıcı nitelikte değil. ABD'nin AKP hükümetinden hoşnutsuzluk duyduğu kamuoyunda zaten bir süredir bilinen bir gerçekti. Bu belgelerde AKP'nin bir alternatifinin olmadığı, dolayısıyla AKP hükümetiyle yola devam etmek gerektiğine vurgu yapılıyor.

Wikileaks Belgeleri Burjuva Düzenin Çürümüşlüğüne Işık Tutuyor
Baskı altına aldığı milyarlarca insana karşılık bir avuç insanın kapalı kapılar arkasında işlettiği mekanizmalar ve bu mekanizmaların içerdiği pislikler hepimiz açısından ne yeni ne de varlığı tartışılır şeyler. Kimi zaman özellikle Türkiye'de sıkça görmeye alışık olduğumuz şekliyle kapitalist sistemin efendileri bile bu pislikleri taşıyamaz hale gelir, etrafa kusmak zorunda kalırlar.

İlericilik-Gericilik Üzerine
Türkiye'de ilericilik-gericilik tartışması çoğunlukla din eksenli bir tartışma olarak yürüyor. Laiklik, aydınlanmacılık İLERİ; muhafazakârlık, İslamcılık vb. GERİ ilan ediliyor bu tartışma ekseninde. “Uygarlık”, “aydınlanma” gibi kavramları, dini inancı toplumsal içeriğinden soyutlayıp kendi başına ele almanın saçmalığının farkına varılmadan ideolojik alanın sığ sularında kalınıyor.

Faşizm
Herhangi bir otoriter rejimi veya bir baskı dönemini faşist rejimle karıştırmak faşizm tehlikesini ciddi bir biçimde küçümsemek demektir. Bu nedenle faşizmin doğru bir tahlilini yapmak, faşizm tehlikesinin yükselebileceği bir dönemde kitlelere bunu tüm ciddiyetiyle kavratabilmek ve doğrudan mücadele yöntemlerini geliştirmek bakımından önemlidir.

Fransa Dersleri
Grevler işçi sınıfı için birer hayat okuludur. Her işçi mücadele sırasında öğrenir bir sınıf olarak düşmanın karşısında birlik halinde durmanın gerekliliğini. Fransa'da Ekim ayında ardı ardına patlak veren grevler, yıllardır bilinen bu gerçekleri bir kez daha açığa çıkardı. Sarkozy hükümetinin sosyal haklara yönelik saldırılarına karşı işçiler altı genel grev örgütlediler 1,5 ay içerisinde.

Egemen Sınıf Katında Taşlar Yerinden Oynuyor - II
AKP, egemen sınıf içerisindeki kavgada arkasına aldığı güçlerin de desteğiyle Kemalist bürokrasinin defterini dürerken bu eski kavgada koçbaşı işlevi gördü. AKP, kapitalist düzenin klasik partilerinin çürümesinin bir ürünüdür. Sonuçta AKP büyük sermaye açısından bir nimet durumuna dönüşmüştür. Bu yüzden de gerekli desteği almıştır.

Egemen Sınıf Katında Taşlar Yerinden Oynuyor - I
Hakim sınıflar içerisindeki kavgayı yeşil sermaye ile laik sermayenin çatışması gibi sunan analizlerle oldukça sık karşılaşır olduk. Politik yaşamda söylemlerin laik-anti laik kavgası üzerinden şekillenmesi, egemen sınıflar içerisindeki mücadelenin de paralel şekilde yeşil sermaye ile laik sermayenin iktisadi hakimiyet kavgası şeklinde tezahür ettiği yorumlarını kolayca benimsenir hale getiriyor.

12 Eylül Darbesinin Sakat Çocuğu: YÖK
12 Eylül darbesinden sonra oluşturulan YÖK, üniversitelerde sermayeye ve onun düzenine karşı ses çıkaranları sindirmek için kuruldu. Darbecilerin her darbe sonrasında devletin çeşitli kurumlarını sermaye düzenine uygun olarak yapılandırılmasının bir sonucu da işte bu sakat çocuktu.

Şanlı Ekim Devrimi Yolumuzu Aydınlatıyor
Devrimci süreçler ve eğer zafere ulaşırlarsa devrimler işçi sınıfı mücadeleleri açısından ciddi bir deneyim hazinesi oluştururlar. Emekçi sınıflar belki onlarca yıllık bir birikimi devrimin sıra dışı akışı içerisinde elde ederler ve bu, gelecekteki mücadeleler için kılavuz oluşturur.

Türban Tartışmalarında Yeni Dönem
YÖK'ün, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde okuyan türbanlı bir öğrencinin dersten çıkarılması üzerine üniversiteye gönderdiği yazı, üniversitelerdeki türban yasağında gidilecek değişimin sinyallerini verdi.

Çin Modeli Sömürü Kaderimiz Değil
Patronlar, Asya ülkeleri, Çin ve Hindistan'daki insanlık dışı çalışma koşullarının, sefil ücret düzeninin, Türkiye'ye taşınmasını planlıyorlar. Düşük ücretlerle; en az çalışanla en çok işin üretildiği

Kapitalizmde Savaşsız Bir Dünya Neden Mümkün Değil?
Lenin emperyalist savaşların milyonlarca insanı katlettiği, işçi sınıfının başta Rusya’da olmak üzere birçok ülkede iktidarı almaya kalkıştığı çalkantılı bir dönemde 20. yüzyılın bir savaşlar ve devrimler yüzyılı olarak akacağını öngörmüştü.

Sol Liberaller Utanmazlık Sınırını Çoktan Aştı: Evet Cephesine Neden Karşıyız?
12 Eylül referandumuna 5 gün kaldı. Burjuva partilerin liderleri ülkenin dört bir yanını gezerek anayasa referandumuna dair kendi propagandalarını yapmaya devam ediyorlar. Seviyenin oldukça düştüğü, siyasi farklılıkların yerini bel altı saldırıların aldığı oldukça kısır bir burjuva politik çıkmazın içinde debelenip durulan bir süreç bu.

Referandumda Sosyalist Sol Çok Önemli bir Fırsatı Kaçırıyor!
Referandum egemen sınıfın iki kanadının önemli bir çarpışmasına daha sahne oluyor. Son süreçte çok önemli mevzilerinden çekilmek zorunda kalan askeri ve sivil bürokrasi şimdi de yüksek yargının kontrolünü elinden kaçırmak üzere ve bunun gerçekleşmemesi için var gücüyle mücadelesini sürdürüyor.

İnegöl, Dörtyol… Etnik Gırtlaklaşma Senaryosu Devrede, Yeni Eğilimler Uç Verirken

Faşist saldırganlığa karşı 'işçilerin birliği-halkların kardeşliği' şiarını yükseltelim! 

Kürt sorununda tam anlamıyla dağılma yaşayan egemen sınıfın yapabildiği tek şey ezberinde olan şovenist kampanyaya dayalı baskı ve imha politikalarını uygulamak oluyor.

Sınırları ve Eksiklikleriyle FATSA Deneyimi
70'li yıllar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de büyük toplumsal patlamaların yaşandığı bir dönem oldu. İşçi sınıfı neredeyse bir bütün halinde sınıf mücadelesine girişti ve kapitalist iktidarın temellerini sarstı. Devrimci mücadelenin yükselişi ve işçi sınıfının ayağa kalkışı beraberinde sınıf mücadelesinin özgün örneklerini de yarattı. 15-16 Haziranlardan, Yeni Çeltek Maden işçileri ve Tariş direnişine kadar pek çok mücadele örneği bugünün hafızasına kazındı.

Avrupa Sosyal Forumu'ndan Notlar
SDH'nin ASF'nin ikinci gününde düzenlediği toplantıya aralarında Avrupa'nın değişik ülkeleri ile Nepalli yoldaşların da olduğu 50'yi aşkın kişi katıldı. Sunuşu gerçekleştiren yoldaşımız emperyalist kapitalist sistemin bunalımını aşmasının barışçıl ve az sancılı bir biçiminin mümkün olmadığını, 21.yy'ın da savaşlar ve devrimler çağı olarak yaşanacağını vurgulayarak konuşmasına başladı.

Referandum: Boykot ve Geçersiz Oy
Anayasa Mahkemesi'nin anayasa değişikliği hakkındaki kararından sonra Türkiye'nin yaz mevsimini (Kürt sorununun yanı sıra) referandum sürecine yoğunlaşarak geçireceği anlaşılıyor. Hemen belirtmek gerekir, referandumda işçi sınıfının nasıl tavır alması gerektiği sorusu, aslında egemen sınıf politikalarından bağımsız bir devrimci sınıf duruşu nasıl oluşturulur sorusu ile doğrudan ilintili.

Güney Afrika, Dünya Kupası ve İşçi Sınıfı
Yeşil sahada top koşturan futbolcular Dünya Kupası'nın sadece vitrini. Vitrini şöyle bir sarsıp ardına baktığımızda ise sermaye ve işçi sınıfının kıyasıya bir savaşım içerisinde olduğunu görüyoruz. Statlarda güvenlikçi olarak çalışan işçiler, FIFA'nın verdiği sözü tutmayıp, istedikleri ücret artışını vermemesi üzerine Almanya-Avustralya maçından sonra eyleme başlamışlardı. Polisin gösteriye gaz bombalarıyla ve coplarla saldırmasının ardından eylemler Cape Town, Johannesburg gibi şehirlerde artış gösterdi.

Küreselleşme ve Ulus Devletler
Geçmişe dönüp kapitalizmin ilk tohumlandığı döneme bakılırsa, ortaya çıktığı coğrafyanın sınırlı olduğunu görürüz. Ancak, eski toplumsal yapıları görülmemiş bir hızla çözen, tarihin binlerce yılda aldığı yolu birkaç yüzyıla sığdıran kapitalizm doğduğu sınırların dışına taşma eğilimini ilk dönemlerinden itibaren gösterdi.

Yunanistan'da Reformist Solun İflası
Yunanistan'daki isyanlar ve grevlerle cisimleşen Avrupa Birliği'nin krizi kıta ülkelerini etkisi altına almaya başladı. Hükümetler ard arda kemer sıkma politikalarını emekçilere dayatıyorlar. Mücadeleden kimin galip çıkacağını sınıfsal güç dengeleri ile önderliklerin kararlılığı ve stratejileri belirleyecek.

İsrail'in Kanlı Saldırısının Arka Yüzünde Ne Var? Şimdi Ne Olacak?
31 Mayıs günü dünya gözlerini İsrail'in yeni bir saldırganlığı ile açtı. İsrail'in kanlı saldırıları ne ilkti, ne de son olacaktı; ancak yaşanan olay yine de dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıracak nitelikteydi. Çünkü İsrail, insani yardım konvoyunda yer alan ve 700 kişi taşıyan Mavi Marmara isimli bir yolcu gemisine uluslararası sularda(Gazze'den 70 mil açıkta) vahşice saldırdı.

Baykal Operasyonunun Kısa Anatomisi
Deniz Baykal'a ait olduğu iddia edilen videoların internet ortamına düşmesinden sonra burjuva politikasının yörüngesinin değişeceği belli olmuştu. Gerek kasetlerin içeriği, gerek daha mahrem yeni kasetlerin bulunduğu tehdidi ve olayın zamanlaması Deniz Baykal'ın ayağının kaydırıldığını gösteriyordu. Gerçekten de süreç baş döndürücü bir hızla olgunlaştı.

İşçi Sınıfı ve Devrimci Parti
İşçi sınıfı mücadeleleri, bugüne kadar birçok dar patikadan geçerek, kimi zaman dik tepelere tırmanıp, kimi zaman da kendini yokuşa kaptırmışçasına hızla seyrederek tarihi şekillendirmiştir. Mücadelelerin başarılı olup olamayacağını, işçi sınıfının zafere giden zorlu yolculuğunu zaferle bitirip bitirmeyeceğini belirleyen pek çok etmen saymak mümkün. Ancak, tarihin kesin olarak saptadığı bir yasa varsa, o da işçi sınıfının Devrimci Marksist bir öncü partisi olmadan sermayenin iktidarını tarih sahnesinden söküp atamayacağıdır.

Tekel İşçilerinin Türk-İş İşgali: "26 Mayıs'ı Satan Türk-İş'ten Hesap Soracağız!"
Tekel işçileri direnişteki UPS , İtfaiye , İSKİ işçileriyle birlikte Başkanlar Kurulu toplantısının yapıldığı İstanbul Türk-İş 1. Bölge binasını işgal ettiler. Toplantıyı basan işçiler, 26 Mayıs'a kadar binayı terk etmeyerek açlık grevi yapacaklar. Binadan " Sorumsuz Türk-İş ve Mustafa Kumlu İstifa " ve " İşçiler Ölüyor Sendikalar Susuyor, 26 Mayıs'ı satan Türk-İş'ten hesap soracağız " yazan pankartlar sarkıtan işçiler Kumlu'yu istifaya çağırdılar. Zonguldak 'ta iş cinayetiyle katledilen 30 madenci için...

26 Mayıs Genel Grevine Günler Kala...
Konfederasyonlar tarafından alınan 26 Mayıs genel grevi kararı, 22 Şubat'ta TEKEL işçilerine 4-C'yi kabul etmeleri için verilen son süre olan 1 Mart'a günler kala, yani direnişin en kritik günlerinde ortaya bir eylem koymuş olmak adına alınmıştı. Birçok işçinin 4-C'yi imzalamaya başladığı günlerde, direnişte kararlı olduğunun gösterilmesi ve militan bir eylemlilik örgütlenmesi gerekirken sendika bürokrasisi aylar sonrası için bir eylem kararı alarak Tekel işçilerine direnişlerinde arkalarında olmadıklarını, ama dostlar alışverişte görsün diye bir karara imza atacaklarını göstermişlerdi.

Mayıs 68'den Dersler
Kapitalist sistem geride bıraktığımız yüzyıla savaşlarla, krizlerle, katliamlarla girmişti. Adına Birinci ve İkinci Dünya Savaşı denilen, emperyalist güçlerin dünyayı paylaşma kavgalarında 100 milyona yakın insan öldü. Öyle bir tarihsel dönem ki, çürüyen kapitalizmin en ağır bunalımı milyonlarca cana ve büyük bir yıkıma sebep oldu. Kapitalizm, ancak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, insanlığın yaratmış olduğu değerlerin büyük kısmını yıkmış olarak ve milyonlarca cesedin üzerine basarak belini doğrultabildi. .

AB Krizde, Çözüm Sosyalizmde!
Kapitalizmin krizi etkilerini Yunanistan'da yoğun şekilde sürdürmeye devam ediyor. Avrupa Birliği ülkelerini bir arada tutan ideolojik-siyasal kurumların güvenilirliği her geçen gün daha fazla sarsılıyor. Avrupa ülkelerini kalkındırmak ve ortak amaçlara hizmet edecek pazarlar yaratma ve koruma amacıyla kurulan birlik, üye ülkelerin ardı sıra düştükleri krizlerle Almanya'nın hegemonyasındaki bir devletler bloğu haline dönüşme aşamasına geldi. Bu süreçte, kıtanın motor ekonomik gücü olan Almanya çevre ülkeler üzerindeki baskısını arttırdı ve sahip olduğu üstünlükleri rakiplerine dünyayı dar etmek için kullandı.

2010 1 Mayısı'nın Gösterdikleri
2010 1 Mayısı tüm Türkiye'de daha geniş katılımlarla kutlandı. 1 Mayıs Taksim'i, sadece Türkiye'deki katılımın kalbi olmakla kalmadı dünyadaki en önemli 1 Mayıs alanı haline geldi. Her şeyden önce Taksim'deki gösteri yüz binlerce işçi, emekçi ve gencin mücadele ruhunun alana yansımasına sahne olarak Türkiye'de sınıfın ve gençliğin canlılığını ortaya koydu. Bu, sınıf muhalefetinin gücünü, potansiyelini göstererek egemen sınıfları geniş ölçüde tedirgin etti. Taksim Meydanı'nı yasaklayan ve geçtiğimiz yıllarda amansız bir terör uygulayarak İstanbul'u savaş alanına çeviren egemen sınıfın korktuğu biraz da buydu.

Afrika Neden Aç, Afrika Neden İsyan Etmiyor?
Dünya üzerindeki milyarlarca insanın gözünün önünde tüm 21. yüzyıla dair uygarlık söylemlerini, “uzay çağı” pışpışlamalarını, dört koldan yürütülen bu propaganda hamlelerini tersyüz edercesine, sefaletiyle, hastalıklarıyla, açlık ve susuzluğuyla kapitalizmin tüm gerçekliğini gözler önüne seren bir kıta var bu yeryüzünde. Kara kıta Afrika 1 milyardan fazla nüfusuyla açlık içinde debelenirken, tüm dünya halkları gözlerinin önündeki bu insanlık dramına yıllardır bir son verilmesini istiyorlar.

İşçi Sınıfı ve Ezilenler
Tarih, Marksizm'in temeli diyebileceğimiz bir ifadeyle sınıf savaşımlarının itici gücüyle yol alıyor, bütün insanlığın kaderi çıkarları birbirine taban tabana zıt sınıfların mücadelesiyle şekilleniyor. Sınıflı toplumların tarihsel olarak son durağı kapitalist düzen, eski toplumların daha ilkel biçimlere bürünen sınıfsal karşıtlıklarının üzerindeki örtüleri kaldırdı ve safını net bir şekilde belirlemiş iki karşıt sınıfı tarih sahnesine çıkardı: Proletarya ve burjuvazi.

Tekel Direnişinden 1 Mayıs'a Sınıf Mücadelesini Yükseltelim!
2010 1 Mayıs'ına 10 günden az bir zaman kaldı. Her sene olduğu gibi 1 Mayıs yeniden devrimci hareketin, işçi ve memur sendikalarının temel gündem maddesi olarak yerini aldı. Gerisinde 100 yılı aşkın bir geçmişi, çetin mücadeleleri barındıran ve tüm dünyada işçi sınıfını aynı gün içerisinde sokağa döken 1 Mayıs yine içinde bulunduğumuz dönemin gündem maddeleri ve sınıf mücadelesinin içine girdiği yeni seyir tarafından şekilleniyor.

Eğitim-Sen Eylemi - KESK Nereye Gidiyor?
17 Nisan'da eğitimin ticarileşmesine ve güvencesiz çalıştırmaya karşı Ankara'da merkezi bir miting düzenlendi. Türkiye'nin her köşesinden 20 bine yakın eğitim emekçisinin katıldığı mitingin açığa vurduğu kimi gerçekleri ortaya koymak gerekiyor. Mitingin göze çarpan ilk özelliği kitlelerin motivasyonunun düşük oluşuydu.

Anayasa Savaşları
AKP'nin yeni bir anayasa değişikliği denemesine girişmesiyle birlikte etraf tekrar anayasayı destekleyen ve karşı çıkan tarafların yarattığı karmaşanın toz dumanına büründü. Bu toz dumanı dağıtıp tarafların arkada yatan temel kaygılarına bakmadan devrimci bir tavır ortaya koymak mümkün olmayacaktır.

Gramsci, Hapishane Defterleri ve Düşüncesi
Gramsci Marksizm'e katkılarını devrimci dönemin neticesinde, yani iki kızıl yılın ardından (Biennio Rosso) İtalya'da işçi konseylerinin aldığı yenilginin nedenleri üzerinde kafa yorarken geliştirmiştir. Hatırlanacak olursa Gramsci, 1919-20 arasında Torino merkezli işçi konseyleri hareketinin başında bulunuyordu.

Ankara Savaş Alanına Döndü, Polis Tekel İşçilerine Tekrar Saldırdı!
Tekel işçileri 3 Mart günü Türk-İş önündeki çadırlarını söküp, Tek-Gıda İş sendikasının “eylemlerimizi illerde sürdüreceğiz” telkinleriyle, 1 Nisan'da tekrar Ankara'da buluşup bir gece sabahlamak üzere memleketlerine dönmüşlerdi. Tekel işçilerinin 78 gün boyunca süren mücadelesi hükümete ve sermayenin saldırılarına karşı açık bir savaşın yapıldığı bir süreci temsil etmekteydi.

Komintern ve Dünya Devrimi
“Proleter Enternasyonal çökmemiştir ve çökmeyecektir. İşçi kitlesi, önündeki engeller her ne olursa olsun, yeni bir enternasyonal yaratacaktır... Yaşasın tüm ülkelerin burjuvazisinin şovenizmine ve vatanseverliğine karşı işçilerin uluslararası kardeşliği! Yaşasın kendini oportünizmden kurtarmış bir proleter enternasyonal!”

Devrimciler Tekel Direnişinden Ne Öğrenmeli?
Başkentin göbeğinde 78 gün boyunca gece gündüz kış şartlarına rağmen çadırlarda verilen mücadele, sendikal bürokrasinin ihaneti sonucunda sonlandı. Kavga ise henüz bitmedi. İşçiler soluklanacaklar, mücadelenin tecrübelerinin onlarda bıraktıkları izler doğrultusunda sonuçlar çıkaracaklar ve 4-C'ye karşı verdikleri mücadeleyi bıraktıkları yerden devam ettirecekler.

Dünyada ve Türkiye'de Rüzgar Emekten Yana Esiyor: Yeni Bir 68 Dalgasının Kıyısındayız!
Tekel işçilerinin Ankara'da 78 gün boyunca sürdürdükleri kahramanca direniş ülkenin havasını bir anda değiştiriverdi. Türkiye'nin tüm renklerini içeren Tekel işçileri sınıf dayanışmasının ve halkların kardeşliğinin en parlak anlatımını yaptı.

Sendikal Bürokrasi Tekel Direnişini Nasıl Bitiririmin Derdinde!
Türk-İş liderliği başından beri Tekel direnişini hesapta olmayan bir baş ağrısı olarak algıladı. Hatta AKP'ye yakınlığı ayan beyan ortada olan Kumlu'nun AKP'lilerle kafa kafaya verip direnişi nasıl etkisizleştirir ve sonlandırırızı müzakere ettiklerinden emin olabiliriz.

İlerlemek Gerek!
Tekel direnişi, adını Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihine kalın harflerle şimdiden kazımış durumda.

Sendikalara Bakışımız Ne Olmalı?
Tekel direnişi, bu kadar büyüyebilip tüm Türkiye’de emek mücadelesinin umudu haline gelebilmişse bunun yegane temeli işçilerin radikalliğinin sendikal bürokrasiyi hiç de öngöremediği şekilde ileriye doğru sürüklemesidir.

Genel Mitingin Ardından Sendika Ağalığının Kaçacağı Yer Kalmadı, İşçiler Sonuç Almadan Dönmemekte Kararlı!

Tekel işçilerinin Ankara direnişi 35. gününü geride bıraktı. İşçilerin kararlı duruşuna, militanlığına, direngenliğine ve de Türk-İş’in elindeki güce rağmen Türk-İş bürokrasisi tarafından sonuç alacak bir eylemlilik süreci örgütlenmemesi işçilerin öfkesini patlama noktasına doğru gün geçtikçe ısıtıyor.

İran'da İslami Rejimin Sonu Yaklaşıyor!
İran’da Haziran ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra başlayan rejim karşıtı halk hareketi ivmelenmesini sürdürüyor.

Tekel Direnişi Sürüyor, Neler Oluyor, Yapılması Gerekenler
TEKEL işçilerinin Ankara’da Türk-İş Genel Merkezi önündeki bekleyişi bugün itibariyle 12.gününü doldurdu. Durum nedir?

CHP'den Kopma Zamanı Geldi de Geçiyor!
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in 10 Kasım’da Kürt açılımının görüşüldüğü toplantıda Dersim katliamını övmesi bir kez daha çok çarpıcı şekilde CHP’nin ne olduğunu ortaya koydu.

25 Kasım Grevi, Tıkanmış Kamu Emekçileri Hareketine Yeni Bir Yol Açtı!
KESK’in öncülüğünde; Kamu-Sen ve diğer bazı kamu sendikalarının birlikte örgütlediği grev Türkiye’nin birçok bölgesinde geniş katılımla 25 Kasım günü gerçekleştirildi.

Antonio Gramsci'nin Eylem ve Düşüncesi
2-Gramsci ve Fabrika Konseyleri Deneyimi

Gramsci’nin Marksist bir teorisyen ve eylem adamı- lider olarak gelişmesinde belirleyici olan koşullar, kapitalizmin çöküşü ile emperyalist savaşlar ve devrimlerin kapısının aralandığı uluslararası iklimin ürünü iken, aynı zamanda İtalyan yerelliğinin belirleyiciliğini de taşır.

1- Gramsci'nin Tarihsel Çarpıtılışı
Antonio Gramsci 21.yy siyasal düşüncesinde derin izler bırakmış İtalyan Marksist kuramcı ve siyasetçidir. Onun yaşamı da çağdaşı birçok Marksistinki gibi Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki büyük altüst oluşların belirleyiciliğinde şekillenmiştir.

Kent AŞ. İşçilerinin Ankara Abdi İpekçi Parkındaki Oturma Eylemi Sona Erdi! Çıkarılması Gereken Dersler

CHP’li İzmir Karşıyaka Belediyesi’ne bağlı Kent AŞ.’den belediyenin taşeronlaştırma politikası sonucunda 30 Nisan 2009’da DİSK Genel-İş üyesi 276 işçi işten çıkarıldı. O tarihten bugüne kadarki 6 ay boyunca işçiler işlerine geri dönmek için değişik şekillerde mücadele yürüttüler.

Domuz Gribi Üzerine
Domuz gribinin kökeni tahmin edilebileceği üzere domuz çiftlikleri. Normal koşullarda bu hastalık insana geçmezken değişime uğrayarak insanlara bulaşır hale gelebiliyor. Nitekim geldi de. Hastalığın değişmesine ve insanlara bulaşmasına neden olan nedir?

IMF Toplanırken “Asıl Düşman İçerde!” Sloganını Yükseltelim!
IMF ve Dünya Bankası'nın yıllık toplantıları 54 yıl sonra ikinci kez Türkiye'de düzenlenmiş olacak ve Türkiye bunun gerçekleştiği ilk ülke olacak. Bugünlerde burjuva medyanın öve öve bitiremediği konuların başında bu geliyor.

Selin Aynasından
9 Eylül sabahı İstanbul'da İkitelli, Halkalı, Silivri gibi çoğunlukla işçi ve emekçi kesimlerin yaşadığı ilçelerde ve Tekirdağ'da başlayan yoğun yağış büyük bir felakete dönüştü.