Sağlıkta Dönüşüm Bu Kez Öğrencileri Vurdu!
(25.01.12)
Gün geçmiyor ki AKP iktidarının emekçilere, öğrenci gençliğe ve üniversitelere yönelik saldırılarına bir yenisi daha eklenmesin. Son olarak ‘Genel Sağlık Sigortası’ adı altında çıkartılan yasanın 25 yaşını geçmiş üniversite öğrencilerine ve işsizlere yönelik bir soygun olduğu görülüyor. Yasaya göre 25 yaşını geçmiş üniversite öğrencilerinin ve 20 yaşını geçmiş lise öğrencilerinin sosyal güvencesi olması için prim ödemesi gerekiyor, prim ödemeyenlere ise cezai işlem öngörülüyor. Bu kapsamdaki lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin tümünün prim ödemesi gerekiyor ve bu öğrencilerin sağlık giderleri artık üniversitelerin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları ya da ailelerinin sosyal güvenceleri tarafından karşılanmayacak.
Bu öğrenciler gelirlerine göre 35 TL’den 213 TL’ye kadar prim ödeyecekler. Üniversitelerin sermayeye rant alanı haline getirildiği ve öğrenci gençliğin her alanda müşteri olmaya itildiği mevcut eğitim sisteminde, devlet üniversiteleri de öğrenciler için ticarethanelere dönüştürüyor. Aynı zamanda öğrenci gençliğin her türlü hak arama mücadelesinin önünü tıkamaya çalışıyor. AKP iktidarı hak gasplarını derinleştirmenin yolunu bunu gerçekleştirmekte görüyor.
Yeni getirilen uygulamayla devlet 18 yaşını geçmiş, herhangi bir okulda okumayan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan kişilerin de prim ödemesini zorunlu tutuyor. İşsizliği yaratan kapitalist sistem, işsizlerin sosyal güvenlik haklarını da gasp etmiş ve onların yükünden tamamen kurtulmuş oluyor böylece. Ayrıca devlet prim ödemeyenlere de çok ciddi cezai işlemler öngörüyor. GSS işlemlerini yaptırmayanlar asgari ücretin iki katı oranında prim ödeyecekler, ayrıca 60 günden fazla prim borcu bulunanlar sağlık hizmetlerinden yararlanamayacak ve prim borcu bulunanlar her an haciz tehdidiyle karşı karşıya kalacaklar.
Ancak tüm bunları yapmak sağlık hizmeti için daha fazla para ödenmeyeceği anlamına gelmiyor. GSS kapsamında olan herkes devlet hastanelerinde 8, özel hastanelerde ise 15 TL muayene ücreti, eczanelerde ise reçetenin %20’sini ödemek zorunda kalacaklar. Daha öncesinde bu ücreti ödemek zorunda olmayan yeşil kartlılar da bu ücretleri ödemek zorunda kalacaklar. Ayrıca yasanın amaçlarından biri Türkiye’de sayıları 10 milyonu bulan yeşil kartlıları gelir testine tabi tutarak sayılarını azaltmak. Aynı şekilde güvencesiz ve sigortasız çalıştırma bu kadar yaygınken, hiçbir sağlık güvencesi olmayan emekçilerin de GSS pirimi adı altında ellerinden paraları alınacak. AKP ve yandaş medya, GSS için tüm ülkenin sosyal güvenceye kavuşacağı yalanlarını söylerken; bunun emekçilere, yoksullara yapılmış ciddi bir saldırı olduğunu görmemek imkânsız. Sağlıkta dönüşüm adı altında emekçilerin ve öğrencilerin sosyal güvencelerine yapılan bir gasptan ve sağlığın paralılaştırılmasından başka bir anlama gelmeyen bu uygulamalara karşı durmanın tek yolu sokaklardan ve emekçilerin mücadelesinden geçmektedir.