Nijerya’da Süresiz Genel Grev Sonlandırıldı
(21.01.12)
Nijerya’da emekçiler yeni yıla petrol ürünlerine gelen %100’ün üzerindeki zamlarla girmişti. Bu duruma karşı büyük öfkeye kapılan emekçilerin süresiz genel grev başlattıklarına dair haberi 11 Ocak’ta bolsevik.org’da yayınlamıştık(http://www.bolsevik.org/1595.html). Açıktı ki Nijerya sınıf hareketi açısından tarihsel anlarından birisini yaşıyordu. Ülkeden gelen haberler genel greve katılımın muhteşem olduğunu ve kitle hareketinin en üst seviyede bulunduğunu müjdelemekteydi.
Nijerya’da genel grev bir hafta boyunca ülkede yaşamı durdurdu. Devlet başkanı Goodluck Jonathan çaresiz petrol fiyatlarında indirime gitmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Jonathan’ın Nijerya’nın en büyük iki sendika federasyonuna önderdiği yeni fiyat, eski fiyatın (petrol fiyatı, Nijerya para birimi N65’ten N141’e çıkarılmıştı, genel grevin ardından N97’e indirildi) bir hayli üzerinde olsa da sendikalar bu teklifin üzerine atladılar ve genel grev ilk hafta biterken sonlandırıldı(socialistnigeria.org). Bu karar kitlelerde muhakkak ki derin hayal kırıklığı yaratacaktır ama Nijerya’da proleter devrimin neye benzeyeceğinin sinyalleri 2012 yılının başında alınmıştır. Genel grev hareketi içerisinde ve sokaklardaki kitleler üzerinde sosyalistlerin etkisi oldukça sınırlıydı ve bu koşullar altında egemen sınıfın ve işbirliği içerisinde oldukları sendikal bürokrasinin hamlelerine işçi sınıfının karşı hamlelerle cevap verememesi gayet normaldir. Zira, bir haftalık genel grevin süresiz bir şekilde uzaması sistemin çökmesini beraberinde getirecekti ki egemenlerin uykularını kaçıran, sendikal bürokrasinin korkudan asla istemeyeceği bu ihtimalin gerçekleşmesine Nijeryalı proleterler hazır değillerdi. Nijerya kapitalistleri ve emperyalist akıl hocaları bir yandan devlet başkanı Jonathan’a fiyat indirimine gidilmesi hamlesini yaptırırken diğer yandan da kent merkezlerine ordu kuvvetleri yerleştirildi. Çatışmalarda hayatını kaybeden eylemcilerin sayısı 20 olarak bildiriliyor(allafrica.com).
Genel grev sonlandırıldı ama işçi sınıfının ne kadar etkili bir şekilde toplumsal hayata ve politik süreçlere müdahil olabildiği görüldü. Nijerya işçi sınıfı şimdi bu muazzam deneyimin bilançosunu çıkaracak. Sendikal bürokrasinin ve diğer reformist oluşumların sınıf hareketinin gelişimi karşısında sadece ve sadece dalgakıran rolü oynayabilecekleri deneyimle sabitlenmiş durumdadır. İşçi aristokrasisinin kapitalistlerden beslenen bu kısımları zamanı geldiğinde emekçilerin arkasından iş çevirmek ve mücadeleyi satmak için vardır.
İşçi sınıfının önündeki tek çıkış yolu Marksist bir program etrafında proleter devrim hazırlıklarında biraraya gelmek ve bunun için de disiplinli merkezi bir örgütlenmeye gitmek ve Afrika ve tüm dünya işçi hareketleriyle bağlar kurmaktır. Nijerya’daki son grev dalgası işçi sınıfının örgütlülüğü durumunda bunun gayet mümkün olduğu göstermiştir.