BP'nin Çevre Felaketinin Ardından...
Tekeller Hâlâ Kâr Peşinde!
(24.06.10)
20 Nisan günü Meksika körfezi açıklarında, BP'nin açık denizde sondaj yapan platformunda meydana gelen kaza sonucu 11 işçi yaşamını yitirdi. 20 Nisan'dan bu yana durdurulamayan gedikten okyanusa günde 40 ila 60 bin varil petrol sızıyor. Kısacası petrol tekeli BP, bir çevre felaketine daha imza attı. Felaketin boyutları bazı bilim adamlarına göre uzun vadede Çernobil felaketinin sonuçlarıyla kıyaslanabilecek kadar büyük olacak.
ABD başkanı Barack Obama, olayı ‘yürek parçalayıcı' olarak yorumladı ve BP'nin bedeli karşılaması için gerekli her şeyi yapacaklarından bahsetti.
Dünyanın 5. büyük ekonomisi olan İngiltere'nin dakikada 55.000 dolar kazanan en büyük şirketi BP 30 ‘dan fazla ülkede petrol arama ve çıkarma yapıyor. Sadece Türkiye'de bile 600 akaryakıt, 130 oto gaz, 70 petgaz ve ocak gazı satışı yapılan istasyonu bulunuyor. Dünya genelinde 80 binden fazla çalışanı, 2009 verilerine göre 240 milyar dolar karı var.
Kuruluşundan bu yana ( 1901 de İran şahıyla yapılan petrol arama anlaşmasıyla birlikte şirket somut olarak faaliyet göstermeye başlıyor) dünyanın dört bir yanından milyarlarca dolar kar eden BP tam 105 farklı çevre felaketine imzasını attı. İşte bazıları:
- 1 Aralık 1965'te BP'nin petrol kulesi devrilmişti. BP'nin ilk kazasının bilançosu; 15 ölü!
- 2005'te Teksas'ta BP'nin rafinerisi patladı: 15 işçi ölü 180 işçi yaralı. Şehrin üzerine çöken gaz bulutu sonucu binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.
- 2006 yılında BP'ye ait bir boru hattındaki sızıntı sonucu Alaska'da yetersiz bakım sebebiyle 260 bin galon petrol sızıntısı yaşandı
- Eylül 2006 ‘da Kaliforniya'daki bir boru hattından 100 varillik bir mazot sızıntısı oluştu.
- 2006–2008 yılları arasında meydana gelen üç iş kazasında üç farklı işçi basit ihmallerden hayatını kaybetti.
- 2009 yılında açık denizdeki sondaj platformunun üzerine helikopter düştü; platform üzerindeki 16 işçi yaşamını yitirdi.
- Neredeyse her yıl açık ihmallerden uyarı alan BP, 1991 yılında zehirli gaz salımında dünyada birinciydi.
Kısaca BP'nin kazandığı her dolarda emekçilerin kanı, doğanın katledilen bir parçası var.

BP kamuoyu baskısı nedeniyle körfezi temizleyeceğini ve tüm zararı karşılayacağını bildiriyor. Öte yandan her geçen dakika tüm körfeze, hatta akıntılarla kuzey eyaletlere doğru yayılan petrol, doğada onarılmaz yaralar açıyor.
BP ile ABD devleti arasındaki danışıklı dövüş ise ayan beyan kendini göstermeye başladı. Obama günlerce körfez halkını ziyaret ederek zararın karşılanacağını, BP şirketinin tüm zararı ödemesi için başkan olarak yaptırımlarda bulunacağını söyleyerek ortalığı yatıştırmaya çalıştı. BP'ye acımayacaklarını dahi söyleyen Obama, diğer yandan aynı şirket için dünyanın diğer ucunda sivil halkı dahi katlettiği kirli bir savaşı yürütüyor. Savaşın başlamasından hemen sonra yapılan petrol anlaşmaları gereği BP, Irak'ın güneyindeki Rumayla petrolünü ve Exxon da Basra yakınlarındaki Zübeyr petrolünü ele geçimişti. İşte petrol tekelleri için emperyalist savaşlar çıkaran burjuva siyasetçilerinin gerçek yüzü! Bununla da kalmıyor, ABD BP'nin ‘zararını' en aza indirmek için zehirli maddeyle ‘temizlik çalışması' yapmasına da ses çıkarmıyor.
BP'nin temizlik için kullandığı kimyasal olan CONETIX, çevreye oldukça zararlı ve %56 verimlilik sağlayabiliyor. Şu an Meksika körfezinde 600.000 galon CONETIX yüzey için, 55.000 galon CONETIX dibe çöken petrol için kullanılmış durumda. Bir zahirden farksız olan bu madde felaketin boyutlarının büyümesine sebep oluyor; balık ölümleri şimdiden başladı. Uzun süreli etkilerini düşünmek bile insanın kanını dondurmaya yetiyor.
Peki neden BP, şimşekleri böylesine üzerine çektiği bir zamanda daha dikkatli davranıp daha az zararlı olan ve %100 başarılı olan diğer ürünleri kullanmıyor? Çünkü CONETIX'i üreten firma olan Nilco Kimya'nın denetleme kurulunda BP var. Ve BP, kullandığı her bir galon CONETIX'le şirketin borsa değerini yükseltiyor. Nalco'nun hisse senetleri, petrol sızıntısı başladığı günden bu yana % 10 değer kazandı yani yaklaşık 40 milyon dolar! Böylece BP bir yandan ‘temizlik' için yaptığı harcamaları, bir yandan şirketin değerinin düşmesinden doğan zararı bu yolla azaltmaya çalışıyor. Milyonlarca canlının zehirlenmesi uğruna zararını azaltma yolunu yine okyanusa zehir dökerek yapıyor.
BP tekeli, çevre temizlik çalışmalarına başlamışken, temizlik işinde çalışanlar ve gönüllüler daha şimdiden sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. Civar yerleşim alanlarında bile ses kısıklığı, yoğun öksürük, göz hastalıkları gibi şikâyetler şimdiden arttı. İşçilerin korunmasız olarak çalışmalara devam ettiği bilinirken, işçilere hastalanmaları ya da korunmasız çalışmalarıyla ilgili bir konuşma yaparlarsa işten atılacaklarının gözdağı şimdiden verilmiş.
BP temizlik sürecini ellerindeki ‘tüm imkânlarla' gerçekleştirmeye çalıştıklarını, ancak dört ay kadar bir zamana ihtiyaç duyduklarını söyleyedursun, çevre felaketi dalga dalga hayatın her alanını bölge halkı için daha çekilmez hale getiriyor. Ekonomik kayıp dar gelirli bu bölge için büyük. Körfez kıyıları ülkenin en yoksul alanlarından biri. Temel geçim kaynakları turizm ve balıkçılık, %24 ile ABD'nin en yüksek işsizlik oranına sahip. Bu sayı hızla yükseleceğe benziyor. Zira turizm sektörü şimdiden bitmiş durumda. Her sezon tama yakın doluluk oranında geçen haziran ayı şu an neredeyse %45 e düştü. Sadece 2010 yazı için 210 milyon dolar zarar söz konusu. Turizme bağlı olarak çalışan iş kolları için ise 195 bin dolar kayıp öngörülüyor.
Balıkçılar için ise durum daha vahim: balıkçılık için olağanüstü hal ilan edildi ve körfezin büyük bölümünde balıkçılık süresiz olarak yasaklandı. Petrol sızmaya devam ettiği sürece daha geniş alana yayılacak ve sardunya adalarının tamamını etkileyecek kadar geniş bir bölgeye yayılacak. Petrolü okyanustan tamamen ayrıştırmak mümkün olmadığından çok uzun yıllar petrol sızıntısının etkileri toplu balık ölümleri, türlerin yok olması gibi yeni felaketlerle kendisini gösterecek.
Doğanın en temel, en yaşamsal maddesi olan su, milyonlarca varil petrolle zehirlenmiş durumda. Etkileri gelecek nesilleri genetik olarak dahi etkileyecek olan sızıntı, tekelci sermayenin dünyanın her yerini açık pazar, tüm kaynakları da kâr kapısı olarak görmesinin sonucudur. Kâr uğruna insanın en temel hakkı olan yaşam hakkı öylesine büyük bir hayasızlıkla ezilip geçilebiliyor; kapitalistler kendi yarattıları felaketten dolaylı olarak yine kar ediyor.
Bu felaket ilk değil, son da olmayacak sistem devam ettikçe. Sermaye, kârını arttırmak için tüm değerleri yok sayacak; faturayı da dünya emekçilerine kesecektir. Katlettiği yalnızca emekçiler değil tüm doğal kaynaklardır.
“BP faturayı ödeyecek” diyor Barack Obama. Felaketten önceden haberi olmasına rağmen maliyeti yükseltmemek için gerekli bakımı yaptırmayan; sondajı hızlandırıp maliyeti düşürmek için elinden geleni yapan BP'nin süreçten mümkün olduğunca az masrafla sıyrılmaya çalışacağı ayan beyan ortada. Burjuva devlet, sermayedarları korumak için elinden gelen her türlü yardımı yapacaktır. Buna şüphe yok!
Sermayedarlar ve onların kârları, kan gölü üzerinden yükseliyor! Biz, sosyalizm için birleşecek olan işçiler ve emekçiler sermayeyi ve onların kapitalist sistemini o kan gölünde boğacak; insan ihtiyacı için üreten, insanca yaşatan ve doğayı insanlığın yaşam alanı olarak gören bir dünyayı nasırlı ellerimizle yeniden kuracağız!
Ya barbarlık, ya sosyalizm!