Amasya'yı 1 Mayıs'ta Devrimci Sloganlarımızla Sarstık!
Bu sene 1 Mayıs işçi ve emekçilerin mücadele günü Amasya'da büyük bir coşku ile kutlandı. Yaklaşık bin kişinin katıldığı mitingde Sürekli Devrim Hareketi olarak biz de yerimizi aldık. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da alanın en görkemli, en dinamik kortejiydik.

Miting alanına girişte tıpkı önceki yıl olduğu gibi polis, bayraklarımızı ve pankartımızı almak istemedi ancak polise karşı net tutumumuz sayesinde ve tertip komitesinin desteği ile bayraklarımızla ve pankartımızla alanda yerimizi aldık. Genel anlamda DİSK'e ve KESK' e bağlı sendikaların katıldığı mitingde biz 40'ı aşkın bir sayıyla katıldık. Gür seslerle “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm”, “ Zafere Kadar Sürekli Devrim”, “Yaşasın Sosyalist Dünya Devrimi”, “Tekel İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Birleşen İşçiler Yenilmezler”, “Sivası, Çorumu, Maraşı, Dersimi, Unutmadık”, “Grev. Barikat, Devrim” sloganlarını attık. Ellerimizdeki kızıl bayraklarımız ve sloganlarımız ile alanda Bolşevik geleneğin taşıyıcısı olduğumuzu gösterdik. Mitingin başından sonuna kadar coşkumuzu yitirmeden sloganlarımızla sesimizİ duyurduk. Diğer kortejdeki işçi-emekçi dostlarımız sloganlarımızdan, disiplinli duruşumuzdan ve coşkumuzdan etkilenerek sürekli olarak kortejimize ziyarete geldiler. Bizler de yürüyüş boyunca ve alanda elimizden geldiğince kendimizi tanıttık ve Bolşevizmi anlattık.
Sonuç olarak Amasya'daki 1 Mayıs geçen yıla göre daha fazla katılımlı ve daha hareketli geçti. Sürekli Devrim Hareketi olarak bizim de sayımız ve etkimiz arttı. Bu bir tesadüf değil. Devrimci alternatif kendini var ettiği her yerde çürümüş düzene ve yarattığı umutsuzluklara karşı bir umudun taşıyıcısı olacaktır. Dolayısıyla Türkiye'nin dört bir yanında kendini var edecek, işçi bölgelerinde kök salacak bir devrimci öznenin yaratılması ve geliştirilmesi önümüzdeki en büyük görev olarak durmakta. Amasya'daki çalışmalarımız da bu amaca hizmet ediyor. Tüm dünyada ve Türkiye'de kriz hala derinleşmeye, açlık, yoksulluk, işsizlik yaratmaya devam ediyor. Artık işçi sınıfı daha fazla hareketlenmeye Tekel direnişi gibi büyük direnişler örgütlemeye başlıyor. Taksim 33 yıl aradan sonra direnişlerin sonucunda tekrar işçilere açıldı. İşçilerin, işten çıkarılanların hak alma mücadeleleri büyük bir hızla büyüyor. Bizlere düşen görev ise işçi sınıfının Bolşevik öncüsünü yaratarak kapitalizmi tarihin çöplüğüne göndermektir.
YAŞASIN SOSYALİST DÜNYA DEVRİMİ!
Amasya-SDH