Tekel İşçileri Kendi Göbeğini Kendisi Kesecek Güce Sahiptir!

Sonucunun dünden belli olduğu sözde “pazarlıkların” yapıldığı görüşmelerle mücadelenin yokuşa sürüklenmek istendiği gözükmektedir. Amaçlanan işçilerin umutsuzluğa kapılmasını ve buradan da mücadelenin 4-C sınırları içerisinde sonlanmasını sağlamaktır. Bu yüzden;

  • Güçlü direniş iradesinin sürmesi için net bir eylem planının derhal ortaya konulması zorunludur. Ve bu eylem planının merkezinde  Tekel işçilerinin yapacağı eylemler olmalıdır. Tabi ki Tekel işçileri  bu eylemlerinde yalnız olmayacak sol kamuoyu ve Ankara halkı işçilerinin gücüne güç katacaktır.
  • Tekel işçileri Ankara’nın göbeğinde seferber edebileceği binlerce kişilik kitle, sol kamuoyunun desteği ve başta Ankara halkı olmak üzere tüm Türkiye’nin yoğun sempatisi ile zafer için gereken güce sahiptir. Bu nedenle salt genel greve bel bağlamak doğru değildir.
  • Tekel işçilerinin örgüt disiplini ile kontrollü bir şekilde ortaya koyacağı eylemler çığ gibi büyüyecektir. Örneğin akşamları Sakarya Caddesinde yapılan eylemlerin rotası uzatılmalı ve bir ağ gibi Ankara’nın merkezine yayılmalıdır. Eylem disiplinine işçiler sahip çıktıkları ölçüde hiç de korkulduğu gibi kolluk kuvvetleri eyleme müdahalede bulunamayacaktır. Basit bir güzergâh genişletilmesi bile Tekel işçilerinin yaptırım gücünü büyük ölçüde arttıracaktır.
  • Tekel işçileri kaderlerini ellerine almalıdır. Gerçek bir genel grevin altı da ancak Tekel işçilerinin koyduğu eylemlikle doldurulabilir. Bu yüzden Tekel işçileri bekleme sürecini sonlandırmalı ve doğru eylemlerle birilerinin tıkanmasını istediği sürecin önünü açmalıdır. Türk İş Genel Merkezinin gerçekte hiçbir şey yapmaya niyeti yoktur. Türk İş kımıldamadığında diğer konfederasyonlar da kaçınılmaz şekilde etkisiz kalmaktadır. Bu nedenle Tekel işçileri kendi başlarının çaresine bakmalıdır, işte o zaman Tayyip Erdoğan işçilerden kendisi randevu talep edecektir.