Operasyonlara Hayır!

TSK iki aydır havadan bombaladığı Güney Kürdistan'a bu sefer kara harekatı başlatmış durumda. Dördüncü güne giren operasyonda bilanço gittikçe kabarıyor. Orduya bağlı kaynaklar, çıkan çatışmalarda yüzün üstünde gerilla ile on beş askerin yaşamını yitirdiğini bildirirken, gerilla kaynakları şimdiye kadar 47 askerin yaşamını yitirdiğini bunlardan on beşinin cenazesinin ellerinde olduğunu, istenildiği takdirde künyelerinin fotoğraf ile dünyaya gösterilebileceğini bildirdi.

TSK'nın verileri dahi durumun (kandan reyting sağlamaya çalışan şakşakçı medyanın yalandan sergilediği zafer sarhoşluğunun aksine) militarist saldırganlık açısından vahim olduğunu ortaya koyuyor.

Egemen sınıfın Kürt halkına yönelik sergilediği şovenist, inkar ve imhacı tutumda değişen bir şey yok. Son operasyon da halkların kardeşliğine, Türk ve Kürt emekçilerinin birliğine vurulmuş bir darbedir. Nasıl olsa kendi çocukları savaşmıyor.

Emekçi halkın çocukları ise Kürt bölgelerine ölmeye ve öldürmeye gönderiliyorlar. Onların kanları üzerinden rant sağlayan, duygu sömürüsü yapıp TV'lerde poz kesenlerin kendi çocukları için paşaların kapılarını aşındırdıklarını bilmeyen mi var?

Egemenlerin çocuklarının askerlik derdi zaten bulunmuyor, yurt dışında iş yapıp belirli bir süre orada kalanlar bedelli askerlik yapıyorlar. Ayrıcalıklı kesimlerin kalan kısımlarının torpilli askerlik yaptığını bilmeyen yok.

Bu savaş egemenlerin, halkların birbirine düşmesinden çıkarı olanları savaşıdır. Emekçilerin Kürt halklarının üzerindeki baskılara karşı mücadele etmesi zorunludur. Türk emekçileri bilmelidirler ki Kürt halkının ezilmişliği aynı zamanda tüm emekçilerin sömürüsünün aracından başka bir şey değildir.

Emekçi çocukları Kürt bölgelerine ölmeye ve öldürülmeye giderken yarın da Afganistan'a ölmeye ve öldürülmeye gönderilecekler. Operasyonun ABD ile yapılan pazarlıklar çerçevesinde yapıldığı biliniyor. Peki operasyon karşılığında ABD ne elde etmiştir? Afganistan'daki kontrolünü büyük ölçüde yitiren NATO kuvvetlerinin TSK bünyesindeki emekçi çocuklarınca takviyesi. ABD, sermaye devletinden ordunun Afganistan'da kullanımını talep etmektedir. Yani, ABD ile çıkar bağlarını güçlendirmek isteyen kapitalistler, emekçilerin kanlarıyla Kürt emekçilerinin kanını dökecek, sonra da uluslararası sermaye için Afganistan'da ölmeye ve öldürmeye yollanacak. Bu arada uluslararası sermaye emekçi halkların kanını emmeye devam edecek. Sosyal güvenliği ortadan kaldıracak. Sağlık ve eğitim hakkı elinden alınacak, düşük ücretlerle, sigortasız, ölümcül bir sömürü çarkının içinde öğütülecek.

Emekçi halklar bu kirli savaşa karşı çıkmalıdır. Bu kirli savaş, emekçileri birbirlerine düşürmekte sömürü çarklarının işçiler ve emekçi halk aleyhine daha da güçlenmesine hizmet etmektedir.

Marks'ın dediği gibi “Başka ulusu ezen ulus özgür olamaz.”