Üniversite Kapıları Emekçi Çocuklarına Kapatılamaz!

Göreve gelir gelmez “Bütün yasaklar kalkacak” diyerek bir kez daha ikiyüzlü tüccar zihniyetinin ne kadar cin olduğunu ispatlayan YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan, devlet üniversitelerini paralı yapmak istediklerini söylemiş.

İşte, bu kafanın hiç utanmadan, özgürlük, demokrasi gibi değerlerin arkasına saklamaya çalıştığı gerçek niyetini ortaya koyan en ucuz tümce: “ Bedava okul da olmaz ”. Sermaye uşağı sözde bilim adamı, özde tüccar akademisyenlerin emekçi çocuklarına reva gördüğü özgürlük bu: Paran kadar eğitim hakkı!

Kapitalistlerin özgürlük anlayışı hayatın her alanında bu değil mi? Sağlıksız evlerde, semtlerde yaşama özgürlüğü, hayatının en güzel yıllarını patronları zenginleştirmek için harcama özgürlüğü, işsiz kalma özgürlüğü, geçim sıkıntısı özgürlüğü, bunalıma girme özgürlüğü, geleceksizliğe alışma özgürlüğü, yabancılaşma özgürlüğü, asgari ücretle geçinme özgürlüğü, vahşice sömürülme özgürlüğü, sağlık ve eğitim hakkından mahrum kalma özgürlüğü, polis tarafından dövülme özgürlüğü…

Kapitalistlerin uzun yıllardır hayalini kurdukları projedir tam paralı eğitim. Çiçeği burnunda tüccar YÖK başkanının bu açıklaması esasında kamuoyunun bu projeye alıştırılması çalışmasından başka bir şey değil. Belli ki sermaye çevreleri zamanın geldiğini düşünüyorlar.

AKP iktidarıyla hayatın her alanında emekçilere karşı büyük bir saldırıya geçen kapitalistlerin Çin modeli bir sömürüyü hayata geçirmek için kolları sıvadıklarını biliyoruz. Sağlık ve eğitimin paralı hale getirilmesi bu projenin temel bileşeni durumunda. Bu günlerde meclisten geçmesi beklenen SSGSS yasa tasarısıyla sosyal güvenlik ve ücretsiz sağlık hakkının halkın elinden alınması yönünde büyük bir adım atılmış olunacak. Eğitim hakkının gaspına yönelik büyük kampanyaların ise önümüzdeki süreçte sistematik olarak devreye sokulacağına kesin gözle bakmak gerekiyor.

Paralı eğitime geçiş çalışmaları yeni YÖK başkanıyla başlamadı. YÖK kurulduğundan beri üniversitelerdeki muhalefeti ezmek, özgür düşünceyi yok etmek, eğitimi tamamen paralı hale getirmek ve sorgulamayan, topluma karşı duyarsız, düşünmeyen bireyler yetiştirmek için kuruldu. Har(a)çlar, vakıf üniversiteleri vb uygulamalarla zaten bu kapıyı YÖK çok önceden aralamıştı. Yeni YÖK başkanı ve genel olarak AKP'ye karşı atıp tutan sözgelimi ODTÜ rektörü Ural Akbulut, uygulamaları ve savundukları ile tüccar kafanın en önde gelen simalarından biri değil mi? Şimdi eski YÖK bürokratları kalkıp iktidar mücadelelerini kaybettikleri yeni bürokratlara karşı paralı eğitim meselesini bir koz olarak kullanmaya kalkışırlarsa emekçi çocuklarının bunlara asla yüz vermemeleri gerekir. Her ikisi de serbest piyasacı, kapitalist olan bu kesimler emekçi düşmanıdırlar. Emekçi çocukları bu yanılsamalara mahal vermemeli, AKP karşısında asla şovenist piyasacıların tarafına düşmemelidir. Liberal ya da şoven piyasacılar karşısında sınıf cephesinde birleşmeliyiz.

Öğrenciler, önemli bir sınavla karşı karşıyadırlar. Yüksek sınıflar istiyorlar ki sadece kendi çocukları üniversitelerde okusun, emekçilerin çocuklarının haddine mi yüksek öğrenim. Bu konuda kapitalistler ve onların uşakları AKP hükümeti büyük hazırlıklar içerisindedir. Bu saldırıya geri püskürtmek geleceksizliğe karşı bir onur kavgasıdır aynı zamanda. Meydan okuyoruz, paralı eğitime geçit vermeyeceğiz.