Marmaray İşçileri: “Biz de Varız!”

Kapitalistlerin rüya projelerinden olan Marmaray Projesi’nde taşeron firmada çalışan arkeolojik kazı işçileri greve çıktı. 2007’den beri günlük 27,5 lira ücretle, sigortasız ve sağlıksız koşullarda çalıştırılan işçiler, geçen üç yılın üstüne yapılan 1 liralık zam ve emekli olan işçilere tazminatlarının verilmemesi üzerine grev kararı almıştı. Bir işyeri işgali şeklinde süren grevin 3. gününde işçiler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na koşullarının incelenmesi için başvurdular. Buna taşeron firmanın cevabı 20 işçiyi işten atmak ve direnişçi işçileri içeriye almamak oldu. Bunun üzerine kapının önünde direnişlerini devam ettiren 80 işçi yaklaşık 3 haftadır grevlerini sürdürüyor.
Grev sürecinde sınıf kardeşlerinin eylemliklerine de sürekli destek veren Marmaray işçileri, son yaptıkları basın açıklamasında, “insanca bir yaşam”ın ancak mücadele eden işçilerle mümkün olabileceğini bildiklerini; Tekel, belediye ve itfaiye işçilerinin açtığı yoldan devam edeceklerini anlattılar. Haklarını almadan hiçbir kuvvetin eylemlerini bitiremeyeceğini haykıran işçiler, tüm işçi eylemlikleriyle dayanışmaya çalıştıklarını ve ilerleyen süreçte Tekel işçilerinin yanına, Ankara’ya gidebileceklerini açıkladı.
Marmaray direnişi ve son aylarda artan işçi eylemlikleriyle birlikte, bir kez daha kanıtlanıyor ki, kapitalist düzenin her krizi, emekçi sınıflar için kazanılmış hakların geri alınması anlamına geliyor. Buna cevap ise grevlerle, militan ve kararlı işçi eylemlikleriyle veriliyor. Birçok işkolunda devam eden grevler, işçi sınıfı açısından yeni bir dönemi açıyor. Bu dönem patronların “kriz bitti” naralarına karşı işçi sınıfının: “Asıl kriziniz şimdi başlıyor” cevabıdır.
Ancak bizler biliyoruz ki, bu tip kalkışmalar asla belirsiz pasif bekleyişlere, kararsızlığa teslim edilemez. Görevimiz işçilerin mücadele birliğini ve aktif militan eylemliklerini bir an önce örgütlemek, sınıfın taban inisiyatifini sağlamaktır. Bu bir günlük grevle başarılamaz. Asıl kurtuluş ortak talepler temelinde örgütlenecek genel direnişlerle ve kazanıncaya kadar sürecek grevlerle gelecektir.