İstanbul Depreme Ne Kadar Hazır?

12 Ocak’ta Haiti’yi vuran depremin penceresinden 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız acıların hatıraları canlandı tekrar. Sadece o da değil uzmanların geleceğini bağıra bağıra söylediği İstanbul depreminin yaratacağı olası manzara da yansıdı Haiti depremiyle akıllara.
Haiti’yi vuran 7 büyüklüğündeki deprem, 200 bine yakın cana mal oldu. 2 milyonluk başkentin yüzde 60’ını enkaz yığınına çeviren deprem 3 milyon kişinin hayatını etkiledi. 1 dakikada oldu bütün her şey.
17 Ağustos 1999 depremi, 7,4 büyüklüğündeydi ve 45 saniye sürmüştü ama akıllarda onlarca yıl kalacak bir manzara yaratmaya yetti de arttı. Deprem sırasında yıkılan 70 bin binada yaklaşık 40 bin insan can verdi. 1 milyon 120 bin kişi uzun süre kurulan çadırkentlerde yaşadı. Onbinlerce insan evsiz kaldı, yıllarca prefabriklerde yaşamaya mahkûm oldu.
Gelecek 30 yıl içinde İstanbul’u vuracağı kesin olarak uzmanlarca dile getirilen deprem de benzer, belki daha da kötü bir manzara yaratacak. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan, olası bir depremde İstanbul’un yüzde 65’inin yıkılacağını söylüyor.
Nasıl yıkılmasın. 1.derece deprem riski içindeki İstanbul’da Müsteşar’ın açıklamalarına göre yapı stokunun yüzde 85’i ruhsatsız kaçak binalardan oluşuyor. 1999 depreminde zaten yorulan binalara yönelik çalışmalar dâhil İstanbul’u depreme hazırlıklı hale getirmek için vitrinlik işlerin, binaları makyajlamanın ötesinde ciddiye alınır bir çabadan bahsetmek mümkün değil. Ortada binaları güçlendirmek için çıkarılmış bir yönetmelik bile yok.
15 milyonluk İstanbul’da 7’nin üzerinde olması beklenen bir depremin yaratacağı yıkımı düşünmek zor olmasa gerek. İstanbul’un en riskli bölgeleri olarak belirlenen Avrupa yakasında Küçükçekmece, Bağcılar, Esenler, Bahçelievler ve Zeytinburnu, Asya yakasında ise Ümraniye, Pendik, Maltepe ve Kartal’da 3,5 milyon insan oturuyor. Merkezi 90 km ötedeki 1999 depremi İstanbul’daki binaların yüzde 5’ine zarar veriyorsa İstanbul merkez üslü bir depremin sonuçları ne olur siz düşünün.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Kurumu (AKOM), İstanbul’da 7,5 büyüklüğünde bir depremde 750 bin binada yaşayan 9 milyon insanın bundan etkileneceği, 70 bin civarında insan öleceği, 500 bin ailenin evsiz kalacağı tahmininde bulunuyor.
İstanbul depreminin yaratacağı yıkıma dair bolca senaryo mevcut ama alınan ciddiye alınır bir önlem yok. Olmaz tabii. Egemenlerin umurunda mı en çok kötü konutlarda yaşayan emekçileri vuracak felaketler. Çok uzun süre geçmedi İstanbul’da yaşanan selin 33 emekçinin yaşamını karartmasının üzerinden. Sel felaketinde yaşandığı gibi onlar sonrasında mülke yönelecek hareketlere karşı koruma önlemleriyle ilgilenirler, bu konuda bir birimin şimdiden oluşturulmuş olması ve olası durumlar için hazırlık yapıyor olması şaşırtıcı değil elbet.
Kar hırsıyla yanıp tutuşan patronlar, her konuda olduğu gibi deprem mevzu bahis olduğunda da insanların, hele yoksul emekçilerin can güvenliğini değil kendi kasalarının ne kadar dolacağını hesaplıyorlar. Sigorta şirketleri deprem riski üzerinden kar elde ederken devlet de 1999 depremi sürecinde geçici olarak başlayan deprem vergisi kalıcı yaparak emekçilerin sırtından patronlara aktarılacak kaynak yaratıyor. Bugüne kadar toplanan 24,1 milyar liralık deprem vergisinin kişi başına 345 liralık maliyeti var.
Bırakın depremin etkisini azaltacak önlemler almayı egemenler ellerini ovuşturarak İstanbul’un yerle bir olmasını bekliyorlar. İstanbul’u yeniden inşa ederken kendilerine yeni rant kapıları açılmasını, şehrin merkezini “işgal” eden yoksulların gecekondularının temizlenip onların şehrin dışına atılmalarını bekliyorlar.
Kapitalizm insanlığa sadece yoksulluk, savaşlar, katliamlarla değil doğa olaylarını felakete çevirerek de cehennemi yaşatıyor. Kapitalizm varolduğu sürece de felaketler başımızdan eksik olmayacak.