Mersin'de Oynanan Oyunlara Sessiz Kalmayacağız!

Mersin'de Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) öncülüğünde çeşitli sivil toplum örgütleri ve çeşitli siyasi partilerin katılımıyla "Cumhuriyet'ine Sahip Çık" yürüyüşü ve mitingi düzenlendi.
ADD öncülüğünde çeşitli sivil toplum örgütleri ve çeşitli siyasi partilerin katılımıyla düzenlenen "Cumhuriyet'ine Sahip Çık" yürüyüşü, yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla Mersin Devlet Hastanesi önünden başladı. Türk bayrakları ve şovenist sloganlarla süslü pankartlarla Hastane Caddesi'nden Metropol Miting Alanı'na kadar yürüyen kalabalık grup şovenist sloganların yanısıra yolda sık sık "Çankaya aydın kalacak" sloganı attı. Yürüyüşe geçtiğimiz günlerde silah ve Kur'an üzerine yemin eden Kuvayı Milliye Derneği üyeleri de katılarak, destek verdi
Bu kışkırtıcı, provakatif eylemin Newroz akabinde Mersinde düzenlenmesi hiç de tesadüf değil. Mersin’de her sene olduğu gibi bu Newroz bayramı da yine devlet güçlerinin tacizi ve silahlarının gölgesinde kutlanmak zorunda bırakılmıştır. Buna rağmen ''küçük olaylar hariç'' halk bu oyuna gelmemiştir. Bayram günü aradığı şiddet ortamını bulamayan güç odakları halk arasında ''Türklük yürüyüşü'' olarak anılan bu eylemi tertipledi.
Bu provakatif yürüyüş milliyetçi saldırganlığın azdırıldığı bugünlerde ''Kemalist'' örgütlerin bünyelerinde barındırdıkları şovenist yanın dışavurumudur. Uzun zamandır sağa kayan bu “Kızıl Elmacı” teşkilatlar şovenist saldırganlığın koçbaşı durumuna gelmişlerdir. Geçmişlerine göz atmadan bugünlerini değerlendirmek çok sağlıklı olmaz. Başını ''Atatürkçü düşünce derneğinin'' çektiği örgütler çok değil bir üç sene öncelerine bakıldığında daha ılıman ve nispeten ülke sorunlarına daha demokratik bakabilen kuruluşlar gibi gözüküyordu birçokları için. Ancak içlerinde her zaman milliyetçi bir yan barındıran, her zaman “orducu” olan bu tip yapıların bugün faşistlerle kolkola olması bizleri şaşırtmıyor. Genel olarak burjuva düzenle bağlarını tümden koparmamış siyasi gruplar konjonktür elverdiğinde düzenin saflarına geçmekten çekinmeyeceklerdir.
Mersin’e dönersek “Anti Kürdizm” politikasında Mersin’de çok aktif olan ilki ''sivil'' toplum örgütü var. Burada sivil sözcüğü özellikle tırnak içine alınmaktadır. Çünkü maddi kaynaklarına ve attığı sloganlarından bile yola çıkıldığında bunların sivil demokrasiden çok totaliter bir rejime çanak tuttukları anlaşılabilir. Bunlar Vatansever güç birliği ve basına, üyelerine ettirdikleri nazi yeminleriyle yansıyan kuvayi milliye derneği. Bunların üstüne MHP, İP, BBP... gibi kuruluşlarıda eklediğinizde biz devrimcilerın işinin ne kadar zor ve önemli olduğunu tahmin etmekte zorluk çekmezsiniz. Sokağa çıktığımızda duvarlarda ''TİT'' sloganlarından tutun da, değerlerimize, halklarımıza her türlü küfürün edildiği bu şehirde şovenizm tırmandırılmaya çalışılıyor. Bu kurumlar her ne kadar anti-kürdist bir perspektifle hareket ediyorlarsa da sınıf mücadelesini ve devrimcileri de boğmaya çalışmaktadırlar. Bu yapıları yetmişli yıllardaki ''Komünizmle mücadele derneklerine'' benzetmek hiç de yanlış olmaz. Onlar her ne kadar suyun görünen yüzünde böyle bir tehlikenin olmadığını söyleselerde, devrimden şeytan çarpmış imam kadar korkmaktadırlar.
Ama halka yönelik bu propagandalarıda artık sökmemektedir. Bahsetiğimiz eyleme hatır gönül ilişkisinden olsa gerek anca ikibin kişilik taraftar bulabildiler. Resmi ideolojiye ibadetlerini gerçekleştirip istedikleri çatışma ortamını yaratamadan dağıldılar. Mersin'deki devrimciler ve yoldaşlar olarak her zaman tetikteyiz. Onlar ne kadar çoğunluk gibi görünüp ulusalarda karanlıktalar ve korkuyorlar. Biz mücadelemizi aydınlıklar içinde yürütüyoruz. Bizim aydınlığımız bile onları boğmaya yetecektir.
KAHROLSUN FAŞİZM, ŞOVENİZM VE HER TÜRDEN ULUSALCILIK!
YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ, YAŞASIN DEVRİM!

Mersin'den Marksist Bakış Okurları