21. Yüzyılın Çin'inde Zengin ve Yoksul
Bu ropörtaj wsws.org(World Socialist Web Site -Dünya Sosyalist Web Sitesi) sitesinden alınmıştır. Bu röpotaj, Çin'i yıllar sonra ilk kez ziyaret eden Dünya Sosyalist Web Sitesi muhabiri John Chan ile yapılmıştır. Chan, Guangdong'un güneyinde doğdu ve büyüdü. Son gezisi sırasında hem eyalet merkezi Guangzhou'yu hem de çeşitli kasabaları ve köyleri ziyaret etti.
DSWS: Çin'e vardığında edindiğin ilk izlenimler neler oldu?
JC: İlk izlenimlerim daha çok ekonomik gönençle ilgili yanlış imaj oldu. Bu, Çin'i ziyaret eden turistlerin ve dış ülkelerde yaşayıp ülkelerine ilk kez dönen Çinlilerin düştükleri bir tuzak. Büyük değişiklikler görüyorlar ve eskiden bildikleri birçok yeri artık tanıyamıyorlar. Kentsel çevre sürekli bir değişim halinde. Guangzhou yakınlarındaki, kendi yerel yönetim yapısına sahip olan komşu pek çok ilçe, şimdi metropolisin [büyükşehrin] bir parçası haline gelmiş durumda.
İnternet, cep telefonları ve diğer modern iletişim araçları sayesinde insanlar bugün her şeyden çok daha fazla haberdarlar. Guangdong gibi kıyı bölgelerinde hemen her gencin ve orta yaşlı insanın bir cep telefonu var.
1990'larda olduğundan çok daha fazla sayıda otomobil var. Ulus-ötesi şirketler neredeyse sanayinin tümünü tekellerine almış durumdalar, orta sınıf için milyonlarca ucuz, fakat kalitesi daha düşük olan modeller üretiyorlar. Guangzhou gibi şehirlerde trafik keşmekeş durumda çünkü alt yapı otomobil kullananların sayısındaki çılgın artışa ayak uyduramıyor. Çin'de trafik kazalarının her yıl on binlerce insanın canını alıyor olması şaşırtıcı değil.
Birçok yeni yol, otoyol ve telekomünikasyon ağı var. Çin'e akan yabancı yatırımlar buraya sadece ucuz emek gücü için değil, fakat gelişmiş altyapı nedeniyle de geliyor. Birçok Üçüncü Dünya ülkesi, üretim maliyetini yükselten ve ucuz emek gücü avantajını zayıflatan altyapı yetersizliği nedeniyle Çin ile rekabet edemedi. Ancak bu gelişmeler kıyı bölgeleri ile sınırlı; iç bölgeler geri kalmışlık ve yoksulluk içinde.
Aynı zamanda yürütülmekte olan çok sayıda "imaj projesi"de var. Yerel yetkililer halk için hiçbir şey yapmıyorlar ancak şehirleri ile ilgili gerçekdışı imajlar yaratmak konusunda yetenekliler. Guangdong'da bir dizi şehre gittim. Oralarda yaşayanlar bana güzel kentsel manzaraların ekonominin gerçek durumuyla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını söylediler. "İmaj"ın ardında hem devasa borçlar, hem de fonlardan aslan payını alan israf ve ahlaki çürüme yer alıyor. Asıl güdüleri amirlerine şehre gönenç getirmek konusunda iyi bir iş yaptıklarını göstermek. İkinci neden ise yabancıları etkilemek.
Yine de bu ilk izlenimler yüzeysel kalıyor. Guangzhou gibi 12 ile 14 milyon insanın yaşadığı bir şehirde kaldığınızda, kısa süre sonra bu gönenç görünümünün ardında zengin ile yoksul arasındaki devasa bir bölünmenin olduğunu fark ediyorsunuz. Yoksulluk, işsizlik ve toplumsal güçlükler her tarafta görülüyor.
Yüzeyde yer alan görüntüler bile aldatıcı. Pek çok insan, özellikle gençler, şık giyiniyorlar ve bir cep telefonuna ya da dijital kameraya sahipler. Bütün bunlar bir servete mal olsa bile satın alınıyorlar çünkü insanlar başkalarının kendilerine tepeden bakmasını istemiyorlar. Son derece eşitsiz olan, toplumsal konumun parayla ölçüldüğü bir toplumda yoksullar ayrımcılığa tabi tutuluyorlar ve aşağılanıyorlar –herkes bundan kaçınmaya çalışıyor. "Tüketimcilik" eşi görülmemiş düzeyde kişisel borçlanma düzeylerine ulaşılmasına neden olmuş.
DSWS: Toplumsal ayrımın belirtileri neler?
JC: Guangzhou ile ilgili çarpıcı bir gerçek, buranın artık Kantonluların yaşadıkları bir yer olmaması. Nüfusun yarısından fazlası diğer bölgelerden ya da Guangdong'daki başka yerlerden gelen göçmen işçilerden oluşuyor. Bir çoğu sadece üretimle değil, fakat aynı zamanda taksi şoförlüğü, lokantalarda garsonluk ya da berberlik gibi hizmetlerle de uğraşıyorlar. Bu demografik değişim nedeniyle resmi ve kamusal yerlerde Kantonca'dan ziyade Mandarin esas konuşulan dil haline gelmiş.
Göçmen işçiler çoğu kez toplumsal sorunların, özellikle artmakta olan suçun kaynağı olmakla suçlanıyorlar. Her tarafta hırsızlara ve motosikletle kapkaççılık yapanlara karşı dikkatli olunması konusunda uyarılar var. Her pencereye, balkona ve kapıya çelik çubuklar koymak temel bir güvenlik gereksinimi haline gelmiş. Her yer kuş kafesine dönmüş durumda.
Kimi insanlar kırsal kesimle şehirler arasındaki farkı, aynı hükümetin yönettiği iki farklı ülke ya da iki farklı dünya olarak tanımlıyorlar. Gönençli kıyı bölgelerinde bir dünya, geri kalmakta olan kırsal bölgeler de ise ayrı bir dünya var. Bu nedenle kırsal kesimdeki yoksullar şehirlere akıyor ve ucuz emek gücü haline geliyor. Örneğin lokantalara giderseniz yerel halktan sadece birkaç tane çalışan insan görebilirsiniz, çünkü ücretler çok düşük düzeyde. İşçilerin alabilecekleri en iyi ücret muhtemelen ayda 600 yuan [72 $]. Bir fabrika işçisi de aynı ücreti alıyor. Düşük ücretler nedeniyle birçok genç kız bir tür fahişeliğe yöneliyor.
Buna zıt olarak bir büro işçisi ayda 2 ya da 3 bin yuan [240 – 360 $] maaş alabiliyor. Bir öğretmen de muhtemelen benzer miktarda kazanıyor. Avukatlar ve muhasebeciler ayda 7 ya da 8 bin yuan [845 – 960 $], belki de daha fazla kazanıyorlar. Ancak bu rakamlar Guangzhou için geçerli ve büyük kıyı şehirleri dışında gelirler daha düşük.
Çin'deki en zengin katmanın gizli servetleriyle ilgili doğru dürüst hiçbir istatistik bulunmuyor. Yayınlanan sözde en varlıklılar listeleri oldukça şüpheli. Süper zenginlerin multi-milyoner oldukları kesin ancak bunlar servetlerini açıklamıyorlar. Bunların servetleri pahalı arabaların girip çıktığı ve özel koruma görevlileri tarafından korunan lüks konutlarında kendisini gösteriyor. Birçok zengin iş adamı servetlerini ve toplumsal konumlarını sergilemek için açıkça -feodal bir geleneğe dönüş anlamına gelen- cariye bulunduruyorlar.
DSWS: İşsizlerin karşı karşıya kaldıkları toplumsal koşullar neler?
JC: Sokaklarda ellerinde yardım levhaları ya da inşaat, ev taşıma işlerinde –artık ne olursa- herhangi bir iş verilmesini isteyen çok sayıda işsiz var. Bunların ücretleri pazarlıkla belirleniyor. Ancak birçoklarına çalışmaları karşılığında ücret ödenmiyor. İşçilerin, özellikle inşaat şirketlerinden, ödenmemiş milyarca yuanlık ücret alacaklarının olduğu resmi olarak kabul ediliyor. Kimileri içinde bulundukları kötü duruma dikkat çekmek için intihar ediyor.
İlk geldiğimde çok sayıdaki bavullarımı onca merdivenden nasıl çıkartacağım konusunda kaygılanmıştım. Ancak akrabalarımdan biri endişe etmememi söyledi –sadece 10 yuana yoldan iki kişiyi bulabilirsin ve onlar bütün işi senin için yaparlar dedi. Her yer, nasıl olursa olsun bir gelir elde etmeye çalışan işsiz insanlarla dolu.
Birçok işçi devlete ait kuruluşlardan çıkarıldı ve bu insanlar da iş bulamıyorlar. Sonunda bunların birçoğu – bir tür ucuz taksi hizmeti olan – motorlu bisiklet sürücüsü haline geliyor. Fakat hükümet motorlu bisikletlerin kullanılmasını yasakladı ve bu şekilde taksi seferleri artık gizli olarak ve yasadışı bir biçimde yapılıyor. 2006 yılından itibaren Guangzhou'da motor bisiklet kullanımı bütünüyle yasaklanacak.
Sadece işten çıkarılmış fabrika işçileri değil, ancak aynı zamanda üniversite mezunları da işsizlikle karşı karşıyalar. Geçmişte üniversiteler mezunlarının kayıtlarını 6 aydan fazla süreyle tutmazlardı. Şimdi bu bütünüyle değişti, çünkü pek çok mezun 6 ay içinde bir iş bulamıyor. Üniversite öğrencilerinin ayakta kalmasını sağlayabilmek için hükümet kendi işlerini kurmalarını teşvik eden bir plan hazırladı. Elbette bu işlerin çoğu sadece bir at arabasından veya şehriye çorbası ya da hamur köftesi satılan bir sokak tezgahından ibaret. Durum umutsuz.
İş bulmak konusunda yaşanan yoğun rekabetle ilgili bir örnek olarak, devlete ait olan ve kurumsal yeniden yapılanma sürecinden geçen şehrin meyve fabrikalarından biri verilebilir. Bu şirket aylar önce bir sürekli kadronun açıldığını duyurdu ve şirketin e-posta adresine hâlâ her gün başvurular akmaya devam ediyor.
Geçici işçiler için durum daha da berbat. Meyve fabrikasındaki bir işçinin verdiği bilgiye göre yakındaki köyde fabrika için geçici işçi olarak çalışan onlarca kadın var ve ayda sadece 300 ya da 400 yuan alıyorlar. Fabrika müdürünün sloganı şu: eğer bu ücreti kabul etmiyorsanız o zaman çıkın gidin. Dışarıda sizin yerinizi almayı bekleyen yığınla insan var.
DSWS: Ayda 300-400 yuanla yaşamak nasıl mümkün olabiliyor? Yaşam maliyeti ne kadar?
JC: Yaşam maliyeti özellikle Guangzhou'da yüksek. İki odalı bir konutun kirası muhtemelen 600 ile 800 yuan arasında değişiyor. Özellikle göçmen işçiler arasında aşırı bir kalabalıklaşma söz konusu. Sonuçta yarım ya da bir düzine insan bir arada yaşamak zorunda kalıyor. Birçok işyeri, özellikle fabrikalar ve lokantalar, kırsal kesimden gelen göçmen işçiler için kalacak yer ve yiyecek sağlıyorlar. Amaç ücretleri düşük tutmak.
Konuştuğum taksi şoförlerine göre geçinmek yoğun rekabet ve artan petrol fiyatları nedeniyle gittikçe güçleşiyor. Hayat pahalılığının artmasıyla ilgili olarak ABD'nin Irak'a karşı yürüttüğü savaşı suçluyorlar ve haftada 6 veya hatta 7 gün çalışmak zorunda kaldıkları için yakınıyorlar.
Şehir merkezinin dışında evsiz insanlar var. Onları çoğu kez Guangzhou'nun şehir merkezindeki alışveriş yapılan caddelerde göremezsiniz. Bunun nedeni evsizlerin şehrin "imajını" zedeleyecek olması, böylece bu insanları uzakta tutmak için her yerde sayısız güvenlik görevlisi görev yapıyor. Hükümet bu koruma görevlilerini Guangzhou'da devriye gezmeleri için işe alıyor. Bunlar polisin bir tür uzantısı gibiler. 12 milyon nüfuslu bir şehre yetecek kadar polis yok.
Aynı zamanda çok sayıda dilenci var. Birçoklarının kucağında küçük çocuklar var. Öksüz çocukların, kırsal kesimden gelmiş yaşlı kadınları ya da kırsal kesimden gelen yoksulların ya da mali sıkıntı içinde olanların yardım için dilendiklerini görüyorsun.
Sağlık hizmetleri bir çok insan için temel bir sorun. Bugün Çin'de sağlık sistemi o derece pahalı ki bir çok aile ciddi ya da kronik bir hastalık için gerekli mali güce sahip değil. Okuduğum bir resmi rapor kırsal kesimde yaşayan Çinlilerin yarısının sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında kaldıklarını kabul ediyordu. Bu durum yalnızca 1990'ların "piyasa reformu"ndan sonra ortaya çıktı.
1949 devriminin toplumsal kazanımlarından biri kırsal alanları da içerecek biçimde ucuz genel sağlık hizmeti veren sistemdi. Bu çok ilerici bir hamle olarak görülmüştü. Şimdilerde orta sınıf bile kendi sağlık harcamalarını her zaman karşılayabilecek durumda değil.
DSWS: Eski okuluna gittin mi?
JC: Evet. Benim öğrenim gördüğüm okul burs kazanma ve üniversite mezunları yetiştirme konusunda uzun yıllar boyunca ünlü olmuş bir okuldu. Şimdi kaynak yetersizliği nedeniyle belirgin bir gerileme yaşamış durumda. Kendi alanında en iyisi olarak görülen öğretmenler daha iyi ücret alabilmek için özel okullara geçmişler. Okul ayakta kalabilmek için sınıf sayısında büyük boyutlu bir artış yapmış. Biz öğrenciyken her yıl seviyesinde 5 ya da 6 sınıf olurdu, şimdi bu sayı 20. Öğrencilerin bir çoğu varlıklı ailelerin para ödeyen öğrencileri.
Benim zamanımda sadece az sayıdaki bürokrat ve küçük işletme sahibi çocuklarını okula yazdırmak için para öderdi. Ancak öğrencilerin çoğu bir giriş sınıfıyla seçilirdi ve bunların birçoğu işçi ve çiftçi ailelerinin çocuklarıydı. Bu bileşimin değiştiği anlaşılıyor. Okuldaki seviye tamamen düşmekte ve okulun çok kalabalık olduğu apaçık.
DSWS: Genel olarak eğitimin durumu nedir?
JC: Eğitim sıradan aileler için hatırı sayılır bir yük haline gelmiş durumda. Resmi olarak Çin hükümeti hâlâ "ücretsiz eğitim" sağlıyor ve ebeveynler yılda sadece 3 ya da 4 yuan öderler. Fakat uygulamada her okulun idari harçları ve diğer ekstra harçlar var. Bunlar ailelere bir servete mal olabiliyor. Ders kitapları çok pahalı. Okullar gittikçe daha fazla ticarethane gibi yönetiliyor. Her tarafta, çok zengin olanlar için Batılı ülkelerden gelen yabancı öğretmenleri olan, aristokratik okullar adı verilen okullar da dahil olmak üzere, çok sayıda özel okul bitiveriyor. Bu okullar özel seçilmiş kişilere açık ve aşırı derecede pahalı –yılda yüz binlerce yuana mal oluyorlar.
DSWS: Sıradan insanlar bu toplumsal sorunlar ve gerilimler karşısında nasıl tutum alıyorlar?
JC: Farklı katmanlar farklı tutumlar alıyorlar. Kimi arkadaşlarımın hali vakti yerinde. Bunlardan biri metal parçalar ihraç eden bir dış ticaret şirketinde yöneticilik yapıyor. Bana hükümetin içinde yaşanan rüşvet olayları ve Pekin'in bunların olmasına neden izin verdiğine dair bir çok hikaye anlattı. Ancak iyimserdi: ona göre sorunlar var ama Çin sonunda gönenç içinde bir toplum haline gelecek.
Bir başka tanıdığım ise daha da varlıklı, büyük bir petrol şirketi ile çalışan ve hatırı sayılır tutarda hisse sahibi olan bir kadın. Sadece yöneticilik yapmak yerine yönettiği mülkün sahibi de olan bu katman gelecekle ilgili endişeler taşıyor. Bu kadın çok ciddi bir biçimde bir Batı ülkesinin tabiiyetine geçmek istiyor. Bu olursa öncelikle parasını oraya transfer edebilecek ve ikinci olarak parasını Çin'e yabancı bir yatırımcı olarak yatırabilecek! Yabancı yatırımcılar daha fazla imtiyaz elde ediyorlar.
DSWS: