Diploma Yetmez, Mücadele Zamanı!
Özel sektör tüm acımasızlığıyla sömürü çarklarında işçi öğütürken, devlet de bir yük olarak gördükleri ‘kadrolu memur’ kavramını sözleşmeli çalışma, ücretli-vekil statüleriyle yok etmeye çalışmaktadır. Bu durumun mağdurlarından olan atanmayan öğretmenler, okullarda ücretli-vekil statüsünde aylık 500-600 lirayla çalışmaya zorlanmaktalar.
Bugün Türkiye’de yaklaşık 80 bin öğretmen ücretli olarak çalışıyor ve atanamayan 250 binden fazla öğretmen bulunuyor. MEB’in yayınladığı raporlara göre öğretmen açığı 150 bin, ancak her sene sadece 15 bin öğretmen atanıyor. Artan nüfus ve her sene mezun olan yeni öğretmen adayları düşünüldüğünde bu rakam asla kapatılamaz. Devletin resmi politikası haline gelen bu durum, öğretmenleri ücretli kölelik koşullarında çalışmaya zorlamaktadır. İster devlet okulu ister özel dershanelerde olsun bu durum değişmemektedir. Devlet, öğretmenlere kadro açmayarak, özel dershanelerin ücretleri ve çalışma koşullarını pazarlıksız belirlemesine de olanak sağlamaktadır.
Ataması yapılmayan öğretmenler platformu (AYÖP) tarafından 4 Ağustos’ta Abdi İpekçi Parkı’nda başlatılan açlık grevi bu durumun televizyonlara taşınmasını sağladı. 3 gün süren açlık grevi aynı sorunu yaşayan yüzbinlerce öğretmen adayının öfkesini ortaya çıkardı. Platform üyeleri bu eylemden sonra platforma katılan öğretmen sayısının binlere ulaştığını ve farklı illerden katılımlar olduğunu dile getiriyor. Zaten hemen iki hafta sonrasında yapılan Başbakanlık yürüyüşü de bunu kanıtlar nitelikteydi. Ücretli öğretmenlerin ve Eğitim-Sen’lilerin katıldığı eylem, mücadelenin devlet politikasına verilecek asıl cevap olduğunu gösterdi.
Bugün gelecek korkusu her kesimden emekçinin hayatını kabusa çevirmektedir. İster ilkokul ister üniversite mezunu olsun, emekçiler benzer sorunları farklı meslek kollarında yaşamaktalar. Temmuz ayında bir belediyeye temizlik işçisi kadrosu için başvuran 50 bin kişiden 14 bin kişinin üniversite mezunu olması durumu ortaya koymaktadır. Sermayenin saldırıları karşısında hiçbir sektörden emekçilerin tek başına kurtulması düşünülemez. Birbirine görülmeyen zincirlerle bağlı olan sınıf kardeşlerimizin ancak birlikte mücadelesiyle zafer yakındır.
Birleşen İşçiler Yenilmezler!