Ankara Tuzluçayır Büromuzu Coşkulu Bir Etkinlikle Açtık!

İşçinin Yolu olarak Tuzluçayır'da yaklaşık 5 aydır aralıksız sürdürdüğümüz faaliyetleri 18 Ekim'de gerçekleştirdiğimiz büromuzun açılış etkinliğiyle bir adım daha ileriye taşıdık. Aylardır çalınmadık tek kapı bırakmadan kapı satışları, ev ziyaretleri örgütleyerek bu bölgedeki gelecek çalışmalarımızın altyapısını oluşturmuştuk. Büromuzu tuttuktan sonra da açılış etkinliğimizin hazırlıklarına haftalar öncesinden başladık ve hem gazetemiz İşçinin Yolu ile hem de dağıttığımız binlerce bildiri ve astığımız afişlerle etkinliğimizi Tuzluçayır emekçi halkına duyurduk. Açılışa hazırlık sürecinde Tuzluçayır bölgesini yazılamalarımız ve astığımız pankartlarla bezedik.

Açılış günü, büromuzun yanındaki etkinliğimizi gerçekleştireceğimiz parkı pankartlarımızla, bayraklarımızla donattık; ses sistemimizle mahalle halkına dönük yayınlar yaptık ve etkinliğimizi tüm mahalleye yayınladık. Açılışımıza yaklaşık 60 kişi katıldı. Yapılan konuşmalarda sömürü düzeninin köhnemiş karakteri teşhir edip İşçinin Yolu olarak attığımız adımların önemine değindik. Etkinliğimiz Spartaküs Kültür ve Sanat Topluluğu'muzun hazırladığı şiir ve müzik dinletisiyle devam etti ve halaylarla ve coşkulu sloganlarla bitirildi. Etkinliğimizin ardından Tuzluçayır içerisinde bir yürüyüş yaparak, bölge halkının balkonlardan, pencerelerden alkışlarla yükselttiği desteği daha canlı yaşadık.

Geçtiğimiz ay 6 Eylül'de yine benzer bir şekilde İstanbul İkitelli'de İşçinin Yolu bürosunun açılışını gerçekleştirmiş ve işçi-emekçi sınıfların yoğun olarak yaşadığı bu bölgeye kapitalist sömürü düzenine karşı işçi sınıfının öncüsü olma iddiasıyla yola çıkan devrimci geleneğimizi taşımıştık. Yine benzer bir amaçla Tuzluçayır büromuzda bölgenin işçi ve emekçi insanlarına, sömürü düzeninin geleceksizliğe mahkûm ettiği gençliğe devrimci bir alternatif yaratma amacıyla yola çıktı ve önemli bir mevzi edinmiş oldu.

Hem bizim hem de katılan tüm emekçiler için büyük bir moral kaynağı olan açılış etkinliğimizden sonra da çalışmalarımıza daha da güvenle devam edeceğiz. Açılışımızdan sonra da işçi eğitim seminerleri, işçi filmleri ve eylemler örgütleyerek Tuzluçayır'da emekçilerle aramızda daha kalıcı bağlar kurmak için çalışmalarımızı yürüteceğiz.

Bizler işçi ve emekçilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde yükseltilen mücadele bayrağının sömürü düzenini yıkacak asıl güç olacağını bilerek yola çıkıyoruz. Bizler, bugün kamyonet kasalarında taşınırken sel sularında can veren, asgari ücretle açlık ve sefalete mahkum olarak yaşayan, her yeni gün düzenin bir başka saldırısıyla karşı karşıya kalan emekçi halkın; üniversite diplomalı işsiz olmaya aday veya parası olmadığı için okuyamayan ve geleceksizliğe mahkum olan gençliğin, düzenin baskılarıyla yaşayan ezilen halkların devrimci bir alternatif güçlendiğinde mücadeleye koşarak atılacağını biliyoruz. Böyle bir hareket geçmişin yenilgi psikolojisini yıkacak ve kitlelerin umudu haline gelecektir. İşçinin Yolu böyle bir hareketin kaldıracı olmak için mücadeleyi daha da yükselterek sürdürecek ve devrimci alternatifi yaratmak için gözünü budaktan sakınmayan bir kavganın içerisine girecektir. Böyle bir devrimci alternatifi yaratacağız, çünkü biliyoruz ki İŞÇİ SINIFI ÖRGÜTÜYLE GÜÇLÜDÜR!