ENGELS
Marks'ın Kapitali

"Hepimizin bildiği gibi, işler gerçekte şöyle gelişir: biriktirilmiş ölü emeğin kârları durmadan irileşir, kapitalistlerin sermayeleri durmadan büyürken, canlı emeğin ücreti durmadan azalır ve yalnızca ücretle yaşayan işçiler yığını durmadan kalabalıklaşır ve yoksullaşır. Bu çelişkiyi nasıl çözmeli?

LENİN
Sosyalist Devrim ve Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı (Tezler)

Emperyalizm, kapitalizmin gelişmesinde en yüksek aşamadır. Gelişmiş ülkelerde sermaye, büyüyerek, ulusal sınırların dışına taşmış, rekabetin yerine tekeli yerleştirmiş ve sosyalizmin gerçekleşmesi için tüm nesnel koşulları yaratmıştır.

Grevler Üzerine

Son yıllarda Rusya'da işçi grevleri son derece sıklaştı. Artık, çok sayıda grevin yapılmadığı tek bir sanayi bölgesi yoktur.

Sayın burjuva bireyciler, mutlak özgürlük üstüne çektiğiniz söylevlerin ikiyüzlülükten başka birşey olmadığını söyleyeceğiz sizlere.

Ayaklanmaya hazırlanmanın ve genel olarak, ayaklanmayı bir sanat olarak görme biçiminin "blankicilik" olduğunu ileri süren oportünist yalan, Marksizmin çarpıtılmaları arasında...

Sosyal-Demokratlar, maceracılığa karşı her zaman uyarıda bulunacaklar ve kaçınılmaz olarak tam bir hüsranla sonuçlanan hayalleri amansızca teşhir edeceklerdir.
Rusya'da Siyasal Partiler ve Proletaryanın Görevleri

Bir papaz gelip de, ortak siyasal çalışmamıza katılmak ister, parti görevlerini dürüstçe yapar ve Parti programına karşı çıkmazsa Sosyal Demokratların safına katılması olumludur.

Bu sayfalarda, Rusya'nın güncel siyasal durumunu karakterize eden, önce belli başlı, sonra da ikincil sorular ve yanıtlar ve çeşitli partilerin bu konulardaki değerlendirilmesi formüle edilmeye...
TROÇKİ

Troçki'nin Vasiyeti

Fakat ölümüm hangi koşullar altında gerçekleşirse gerçekleşsin, komünist geleceğe duyduğum sarsılmaz inançla öleceğim. İnsanoğluna ve onun geleceğine duyduğum inanç, bana şu anda bile hiçbir dinin veremeyeceği türden bir direnme gücü veriyor.

1914 yılının Ağustosunda savaşın patlak vermesiyle birlikte ortaya çıkan ilk soru şuydu: Emperyalist ülkelerin sosyalistleri "anavatanın savunulmasını" üstlenmeli miydiler?

Bizi büyük bir acı içinde bırakan iki ağır kayba birden uğradık. Adları sonsuza dek proleter devrimin büyük kitabında yer alacak olan iki lider, aramızdan ayrıldılar: Karl Liebknecht ve Rosa Luksemburg.

Dünyanın dört bir yanında çağdaş sendikal örgütlenmelerin gelişiminde ya da daha doğru bir ifadeyle yaşadıkları yozlaşmada ortak bir özellik bulunuyor: devlet iktidarına yakınlaşıyorlar ve onunla birlikte büyüyorlar.

Ekim Devrimi'nde talihli idik, ancak yazınımızda Ekim Devrimi o kadar talihli olmadı. Ekim Devrimi'nin genel bir tablosunu çıkaran siyasal ve örgütsel açıdan belli başlı anlarının altını çizen bir tek esere dahi sahip değiliz henüz.

Çok eski, evrimci-liberal bir özdeyiş vardır: Her halk hak ettiği türden bir hükümet tarafından yönetilir. Oysa tarih, bir ve aynı halkın, görece kısa bir dönem boyunca çok farklı hükümetlerce yönetilebildiğini ve bunun da ötesinde bu hükümetlerin sıralamasının hiç de bir ve aynı...

Troçki bu makalesini, o sırada Sanayi Örgütleri Kongresi'nin üyesi olan ABD sendikalarından Uluslararası Kadın Giysileri İşçileri Sendikası'nın Midwest temsilcisi Abraham Plotkin'le Meksika'daki evinde yapmış olduğu iki tartışmayı temel alarak yazmıştır.

Bireysel terörün siyasi devrim için bir yöntem olarak kullanılması, biz Rusların ‘ulusal' katkısıdır. Kuşkusuz, ‘tiranların' öldürülmeleri, neredeyse ‘tiranlık' kurumunun kendisi kadar eskidir ve şairler bütün yüzyıllarda kurtarıcı hançerin onuruna epeyce ilahi bestelemişlerdir.

Sınıf düşmanlarımız bizim terörizmimizden yakınmayı alışkanlık haline getirmiş durumdalar. Bununla neyi kastettikleri oldukça belirsiz. Onlar proletaryanın sınıf düşmanının çıkarlarına karşı yöneltmiş olduğu faaliyetlerinin tamamını terörizm olarak yaftalamak istiyorlar.
Stalinizm mi Bolşevizm mi?

Tarih boyunca devrimleri karşı-devrimler izlemiştir. Karşı- devrimler, toplumu devrimin hemen öncesindekine kadar olmasa da bir düzeye kadar geriletmişlerdir.

Gericiliğin hakim olduğu dönemler, işçi sınıfını parçalayıp zayıflatmakla kalmaz, hareketin genel ideolojik düzeyini aşağı çeker ve politik düşünceyi çok önceleri asılan evrelere geri döndürür.
ROSA LUKSEMBURG
Reform Mu? Devrim Mi?

İlk bakışta yazının başlığı şaşırtıcı gelebilir: Reform mu, Devrim mi? Sosyal demokrasi (o dönemin Marksistleri, ç.n.), sosyal devrime karşı olabilir mi? Ya da Sosyal demokrasi, son amacı olan sosyal devrim, yani var olan düzenin yıkılması ile sosyal reformlar arasında bir seçim yapabilir mi?

Parti basınında, özellikle de Rus kesiminde hepimiz Türkiye'deki olayları diplomatik entrikanın saf bir ürünü olarak yansıtma çabasına çok sık rastlıyoruz.

Hareketimiz ileriye gittikçe ve yeni pratik sorunların çözümü ihtiyacı ortaya çıktıkça onun doktrininden yeni parçalar çıkarmak ve bunları kullanmak üzere yeniden Marks'ın düşünce...